Geçenlerde Bizimkiler Dizisini izlerken aklıma düştü
bu cümle: “Debbağ sevdiği deriyi yerden yere vururmuş.”
Sabahattin TURAN
Bir derinin
kaderi, sevildiği ustanın eline düşmektir. Sevgi burada okşamak değildir; dövmek,
germek, sertleştirmek, sonra yeniden yumuşatmaktır. Debbağ, deriyi yere vururken
onu horladığını sananlar olur; oysa tam tersidir: O deri, atılacak bir parça olsaydı
köşeye bırakılırdı. Yerden yere vurulan, üzerinde emek harcanandır.
İnsan da böyledir. Kimi zaman en çok eleştirildiğimiz yer, en çok ciddiye alındığımız yerdir. Bir ustanın çırağına yüklenmesi, bir editörün metni satır satır budaması, bir öğretmenin iyi gördüğü öğrenciyi daha fazla zorlaması… Hepsi aynı kökten gelir: “Bu işten bir şey çıkar” inancı. İnanç, konforla değil, gerilimle çalışır. Gerilim, potansiyeli görünür kılar.
Modern zaman,
sevgiyi yumuşaklıkla karıştırıyor. Oysa yumuşaklık her zaman şefkat değildir; bazen
ihmaldir. Kimseye dokunmamak, kimseyi zorlamamak, kimseyi rahatsız etmemek… Bunlar
huzurlu görünebilir, ama çoğu zaman deriyi çürümeye terk etmektir. Debbağ ise kokuyu,
kiri, fazlalığı kabul etmez. Çünkü bilir: İşlenmeyen şey, form kazanmaz; form kazanmayan
şey, hayatın yükünü taşıyamaz.
Bir metni
düşünün. Yazar, sevdiği paragrafı silerken acı çeker. Ama silmezse metin ağırlaşır.
Bir insanı düşünün. Ona güvenen biri, ondan daha fazlasını ister. Bu istek bazen
kırıcıdır, bazen yorucudur. Fakat amaç kırmak değil, dayanıklılık kazandırmaktır.
Deri yere vuruldukça yırtılmaz; doğru vurulursa esner, genişler, güçlenir.
Elbette her
sertlik sevgi değildir. Şiddet, deriyi işe yaramaz kılar. Debbağın eli ölçülüdür
ne zaman vuracağını ne zaman dinlendireceğini bilir. Sevgi de ölçü ister. Ölçüsüzlükte
zulüm, ölçüde ise terbiye vardır. Terbiye, insanın kendine yük olmasını engelleyen
gizli mimaridir.
Belki de
en zor kabul ettiğimiz şey şu: Bizi en çok zorlayanlar, bazen en çok inananlardır.
Ve biz, yere vuruldukça değersizleştiğimizi sanırız. Oysa çoğu zaman tam tersidir:
Yere vurulan, henüz vazgeçilmemiş olandır. Köşeye bırakılan ise çoktan gözden çıkarılmış.
Debbağ sevdiği deriyi yerden yere vururmuş. Çünkü sevgi, bazen pamukla sarmak değil; form kazandırana kadar sabırla işlemek demektir. Ve insan, işlendiği kadar insandır.





.png)
.png)

.png)




