Sabahattin TURAN
Bir çocuğun eline bir pet şişe tutuşturup “bunu çöpe at”
dediğinizde, aslında ona küçük ama derin bir mesaj veriyorsunuz: “At gitsin!”
Oysa aynı çocuğa o pet şişenin geri dönüştürülüp bir kaleme dönüşebileceğini anlatsanız,
dünya bambaşka bir yer olabilir.
Bugün çocuklarımızı yalnızca sınavlara değil, bir ekolojik krize de hazırlamak zorundayız. Çünkü plastik yığınları büyüyor, su kirleniyor, hava bozuluyor ve bunların çözümü, sadece büyük projelerde değil, küçük ellerin büyük farklar yaratmasında saklı.
Okullarda atık yönetimi ve sıfır atık konusu, klasik çevre
derslerinden daha fazlası olmalı. Öğrencilere “doğa dostu olmak” gibi soyut bir
kavram anlatılmamalı sadece; bunun yerine “Bugün ne yaptım da doğaya iyi geldim?”
sorusunu sordurtmalı.
Mesela sınıflarda çöp kutuları değil, atık istasyonları
olmalı. Plastik, kâğıt, cam, metal, organik ve elektronik gibi ayrımlar yapılmalı.
Çocuklar bunu oyunla, yarışmayla öğrenmeli. Öğretmenler örnek olmalı. Kantinde plastik
çatallar değil, geri dönüştürülebilir malzemeler olmalı. Veliler sürece dâhil edilmeli.
Çocuk eve gittiğinde, annesine “Anne bu yoğurt kabını neden çöpe attın, geri dönüşüme
koymamız gerekirdi!” diyebilmeli.
Bu, sadece bir çevre hareketi değil. Aynı zamanda bir kültür
devrimi. Tüketimden üretime, umursamazlıktan sorumluluğa, “ben”den “biz”e
geçişin tam merkezinde duruyor sıfır atık.
Çocuklara dünyayı sevmeyi öğretemeyiz. Ama ona iyi davranmanın yollarını gösterebiliriz. Çünkü bu dünya onların. Ve biz, onlara tertemiz bir gelecek bırakmak zorundayız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder