26 Şubat 2026 Perşembe

DEBBAĞ SEVDİĞİ DERİYİ YERDEN YERE VURURMUŞ

 Geçenlerde Bizimkiler Dizisini izlerken aklıma düştü bu cümle: “Debbağ sevdiği deriyi yerden yere vururmuş.” 

Sabahattin TURAN


Bir derinin kaderi, sevildiği ustanın eline düşmektir. Sevgi burada okşamak değildir; dövmek, germek, sertleştirmek, sonra yeniden yumuşatmaktır. Debbağ, deriyi yere vururken onu horladığını sananlar olur; oysa tam tersidir: O deri, atılacak bir parça olsaydı köşeye bırakılırdı. Yerden yere vurulan, üzerinde emek harcanandır.

 

İnsan da böyledir. Kimi zaman en çok eleştirildiğimiz yer, en çok ciddiye alındığımız yerdir. Bir ustanın çırağına yüklenmesi, bir editörün metni satır satır budaması, bir öğretmenin iyi gördüğü öğrenciyi daha fazla zorlaması… Hepsi aynı kökten gelir: “Bu işten bir şey çıkar” inancı. İnanç, konforla değil, gerilimle çalışır. Gerilim, potansiyeli görünür kılar.



 

Modern zaman, sevgiyi yumuşaklıkla karıştırıyor. Oysa yumuşaklık her zaman şefkat değildir; bazen ihmaldir. Kimseye dokunmamak, kimseyi zorlamamak, kimseyi rahatsız etmemek… Bunlar huzurlu görünebilir, ama çoğu zaman deriyi çürümeye terk etmektir. Debbağ ise kokuyu, kiri, fazlalığı kabul etmez. Çünkü bilir: İşlenmeyen şey, form kazanmaz; form kazanmayan şey, hayatın yükünü taşıyamaz.

 

Bir metni düşünün. Yazar, sevdiği paragrafı silerken acı çeker. Ama silmezse metin ağırlaşır. Bir insanı düşünün. Ona güvenen biri, ondan daha fazlasını ister. Bu istek bazen kırıcıdır, bazen yorucudur. Fakat amaç kırmak değil, dayanıklılık kazandırmaktır. Deri yere vuruldukça yırtılmaz; doğru vurulursa esner, genişler, güçlenir.

 

Elbette her sertlik sevgi değildir. Şiddet, deriyi işe yaramaz kılar. Debbağın eli ölçülüdür ne zaman vuracağını ne zaman dinlendireceğini bilir. Sevgi de ölçü ister. Ölçüsüzlükte zulüm, ölçüde ise terbiye vardır. Terbiye, insanın kendine yük olmasını engelleyen gizli mimaridir.

 

Belki de en zor kabul ettiğimiz şey şu: Bizi en çok zorlayanlar, bazen en çok inananlardır. Ve biz, yere vuruldukça değersizleştiğimizi sanırız. Oysa çoğu zaman tam tersidir: Yere vurulan, henüz vazgeçilmemiş olandır. Köşeye bırakılan ise çoktan gözden çıkarılmış.

 

Debbağ sevdiği deriyi yerden yere vururmuş. Çünkü sevgi, bazen pamukla sarmak değil; form kazandırana kadar sabırla işlemek demektir. Ve insan, işlendiği kadar insandır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BUGÜN BAYRAM-BARIŞ MANÇO

  Sabahattin TURAN Sen gittin gideli İçimde öyle bir sızı var ki Yalnız sen anlarsın Sen şimdi uzakta Cennette meleklerle Bizi...