19 Şubat 2026 Perşembe

BİR ÇÖP KOVASI’NIN SEÇTİKLERİ

 Sabahattin TURAN


 

Bazı şeyler vardır: Yerleri vardır ama yerlerinde değildir. Bazıları da vardır: Bırakılmıştır ama hâlâ durur. Şehir, bu iki hâl arasındaki farkı ayırt etmez; çünkü şehir, farklarla değil, tekrarlarla çalışır. Tekrar, zamanla anlamın yerine geçer. 

Bir çöp kovası, son değildir; son sanılanların askıya alındığı bir eştir. İçeriyle dışarı arasındaki çizgi orada kalınlaşır, ama kalınlaşan her çizgi görünür olmaz. Bazı sınırlar, ancak geçildikten sonra var olur. 

Atılan şeyler düşmez. Düşmek yön ister; burada yön yoktur, yalnızca kayma vardır. Kayma, varış üretmez; sadece yüzey değiştirir. Yüzey değişince şey değişmiş sanılır; çoğu zaman değişen yalnızca bakışın yeridir.


Zaman, onun içinden değil, çevresinden geçer. Sabah başka bir boşluk bırakır, akşam başka. Boşluklar birbirini tanımaz. Yan yana duranlar, aynı yerde değildir; yalnızca aynı anda duruyordur. 

Biriken şeyler, kalıcı oldukları için değil, dağılamadıkları için birikir. Dağılamayan, biçim alır. Biçim alan, hep öyleymiş gibi görünür. Alışkanlık, hakikatin en sessiz ikamesidir. 

Bazı nesneler atıldıklarında hafifler; bazı düşünceler tutuldukça ağırlaşır. Ama ağırlık her zaman taşınmaz. Bazen bir yer ağırdır. Oraya bırakılan değil, bırakma hareketi yüklenir. Yük, çoğu zaman taşınan değil, vazgeçilen şeydir. 

Görünür olanla kalan arasındaki mesafe dardır. Bazen bir eşyanın kenarıdır, bazen bir cümlenin eksik yeri. Eksik olan, tamamlanandan uzun sürer. Çünkü tamamlanan, kendi kapanışını da beraberinde getirir. 

Bir çöp kovası seçer mi? Seçmek niyet ister. Burada niyet yoktur; yalnızca ardışıklık vardır. Ama ardışıklık da niyet gibi çalışır. Çünkü tekrar, anlamın taklidini üretir; taklit bir süre sonra asıl gibi durur. 

Yer değiştiren şeyler, çoğu zaman yalnızca yer değiştirmez; yeri de beraberinde taşır. Bu yüzden bazı yerler, içlerine giren her şeyi kendilerine benzetir. Benzemek dönüşmek değildir; ama çoğu zaman onun yerine geçer. 

Atılanla bırakılan arasındaki çizgi incedir. Bazen bir şey atılmış gibi görünür ama yalnızca yerinden edilmiştir. Bazen de bir şey yerinde durur ama çoktan terk edilmiştir. Terk etmek, her zaman uzaklaşmak değildir; bazen sadece durmayı bırakmaktır. 

Bir çöp kovası, bu hareketlerin ortasında ne içeridedir ne dışarıda. O, geçişin bekleme hâlidir. Beklemek, bazen kalmaktan uzundur. Çünkü kalmak karar ister; beklemek kendiliğinden olur. 

Şehir bunları bilmez. Bilmesi de gerekmez. Ama bazı nesneler vardır: Bilmeden tanıklık ederler. Tanıklık, hatırlamak değildir. Hatırlamak seçer. Tanıklık, yalnızca silinmez. 

Belki de mesele, neyin atıldığı değildir. Ne de neyin yer değiştirdiği. Belki mesele, yerin kendisinin, fark edilmeden değişmesidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BUGÜN BAYRAM-BARIŞ MANÇO

  Sabahattin TURAN Sen gittin gideli İçimde öyle bir sızı var ki Yalnız sen anlarsın Sen şimdi uzakta Cennette meleklerle Bizi...