Belki de yeniden hatırlamamız gereken şey, büyük olmanın görünmekle değil, kaybolmakla mümkün olduğudur. Çünkü bazı hakikatler, sadece gözden uzaklaşınca gönüle yaklaşır.
Sabahattin TURAN
Zamanın ruhu değişti; insanın da ruhu bu değişime
ayak uydurdu. Eskiden insan, kendini kâinatın ortasında değil, onun bir parçası
olarak görürdü. Bir ağacın dalı gibi evrene bağlı, bir nehrin damlası gibi kendinden
daha büyük bir hakikatin içinde. Bugünse durum farklı: Herkes kendi hikâyesinin
başrolünde, herkes merkezin ta kendisi.
Peki ne değişti?
Eskiden toplumlar ademi merkeziyet ilkesine, yani çok merkezli, çok katmanlı, çok boyutlu yapılara sahipti. Yalnızca siyasi anlamda değil, varoluşsal anlamda da birey merkezde değildi. Tasavvufun yıllarca öğrettiği “benliğini erit ki hakikati bulasın” sözü, bu anlayışın özüdür. İnsan, nefsin daracık sınırlarından çıkar, evrensel bir uyuma dahil olurdu.
Modern zaman, bu hikâyeyi tersine çevirdi. Aydınlanma
ile birlikte insan, evrenin merkezine kendini yerleştirdi. “Düşünüyorum, öyleyse
varım” diyen Descartes, aslında şunu da demiş oluyordu: “Ben varım çünkü ben merkezin
ta kendisiyim.”
Bugün sosyal medya üzerinden kendini gösterme, ispatlama,
onaylatma çabası da bu merkeze dönüş arzusunun bir başka tezahürü. İnsan artık görünürse
var, tıklanırsa gerçek, alkışlanırsa değerli. Görünmediği anda yok oluyor. Oysa
tasavvuf, “görünme, kaybol” derdi. “Varlığını başkalarının takdirine bırakma, hakikatin
gölgesine sığın” derdi.
Tasavvuftan uzaklaşmanın bedeli, sadece bir dinî duyarlılığın
kaybı değildir. Aynı zamanda bir iç denge kaybıdır. Tasavvuf, iç terbiyeyi merkeze
koyar; modernlik ise dış başarıyı. Birinde insan kendinden geçerek olgunlaşır, diğerinde
kendini parlatarak yıpranır.
Bu yüzden tasavvufun öğrettiği merkezsizlik aslında
bir hikmettir. Ve bu hikmet bugün çok uzağımızda. Çünkü biz merkeze oturduk ama
orada rahat edemedik. Her şeyin odağı olmak kolay değil. Kaldıramadık.
Şimdi dönüp yeniden sormanın vakti: Gerçekten merkezde
olmak mı huzur getirir, yoksa merkezsizliğin tevazusunda erimek mi?






