“Sevgi bir ihtiyaç değilmiş gibi yaşıyoruz, ama her kırılganlığımızın ardında o eksik parça var.”
Sabahattin TURAN
Zamanın hızlandığı, dikkatimizin parçalandığı ve ilişkilerin
ekranlara sıkıştığı bir çağdayız. Her gün yüzlerce yüz görüyoruz ama neredeyse kimseye
“gerçekten” bakmıyoruz. Dokunuyoruz ama hissetmiyoruz. Yazıyoruz ama duygumuzu ifade
etmiyoruz. Ve en çok da… sevilmediğimizi hissediyoruz.
Evet, teknoloji gelişti, şehirler büyüdü, imkanlar çoğaldı.
Ama garip bir eksiklik var havada: sevgi eksikliği. Belki farkında değiliz
ama kalplerimiz gün geçtikçe kuruyor. Gönüller, çölleşen bir iç iklimde yağmur bekliyor.
Peki, Ne Oldu da Sevgi Bu Kadar Azaldı?
Bunu sadece kişisel bir mesele sanmayın. Bu, aslında çağın ruhuyla ilgili bir kriz. Eskiden bir insanın yüzüne bakmak, ona zaman ayırmak bir sevgiydi. Şimdi her şey “anlık” oldu: anlık mesaj, anlık görüntü, anlık bağ. Ama sevgi anlık yaşanamaz; sevgi, beklemeyi ve derinleşmeyi ister.
Felsefecilerden Platon, sevginin aslında bir “arayış” olduğunu
söyler. İnsan eksik olanı sever. Çünkü sevgi, kendinde olmayanı tamamlamak ister.
O yüzden gönüller hep arar. Daha çok ilgi, daha çok anlayış, daha fazla “seninleyim”
hissi... Çünkü yeryüzündeki en derin açlık, kalbe dokunamamaktır.
Dinin Gözüyle: Sevgi Bir Lüks Değil,
Temel Besindir
Kur'an'da geçen “Rahman” ve “Rahim” isimleri, Allah’ın
sevgisinin kapsayıcı boyutlarını anlatır. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ise bu sevgiyi
yaşanabilir hale getirmiştir. O'nun sevgisi sadece insanlara değil; susayan hayvana,
ağlayan çocuğa, mahzun bir ağaca bile uzanmıştır. Çünkü hakiki sevgi, sadece romantik
bir his değil, ahlaki bir eylemdir.
İslam’a göre sevgi, ibadetin bile öncesinde bir niyet meselesidir.
Sevgiyle kılınmayan bir namaz, kalpsiz bir beden gibidir. Yani sevgisiz hiçbir şey
tam değildir.
Peki Biz Ne Yapabiliriz?
- Dinlemeyi
yeniden öğrenmeliyiz. Karşımızdakinin ne dediğini değil ne hissettiğini
duymalıyız.
- “Nasılsın?”
sorusunu samimi sormalıyız. Gerçekten merak ettiğimiz için.
- Kalbimize
vakit ayırmalıyız. Meditasyon, dua, yalnızlık, doğa yürüyüşleri… Ne iyi geliyorsa.
- Ve belki
en önemlisi: Sevgi, gösterilmedikçe var sayılmaz. Sevdiklerimize sevgimizi
dile getirmekten çekinmemeliyiz.
Bir Kalp Hatırlatması
Belki bu yazıyı okurken sen de içinden "evet ya, ben
de sevgi arıyorum" dedin. Bil ki yalnız değilsin. Biz bu çağda, kalplerimiz
incinmiş ama hâlâ umutla doluyuz. Çünkü insan ne kadar kırılmış olursa olsun, sevgiyi
görünce tekrar filizlenir.
Unutma; bazen bir gülümseme, bir içten mesaj, bir dost
selamı bile birinin gününü değil, yaşamını değiştirir.






