23 Mayıs 2025 Cuma

KALABALIKLARIN ORTASINDA KALPSİZLEŞEN DÜNYA: GÖNÜLLER NEDEN SEVGİ ARIYOR?

 “Sevgi bir ihtiyaç değilmiş gibi yaşıyoruz, ama her kırılganlığımızın ardında o eksik parça var.”

Sabahattin TURAN


Zamanın hızlandığı, dikkatimizin parçalandığı ve ilişkilerin ekranlara sıkıştığı bir çağdayız. Her gün yüzlerce yüz görüyoruz ama neredeyse kimseye “gerçekten” bakmıyoruz. Dokunuyoruz ama hissetmiyoruz. Yazıyoruz ama duygumuzu ifade etmiyoruz. Ve en çok da… sevilmediğimizi hissediyoruz.

Evet, teknoloji gelişti, şehirler büyüdü, imkanlar çoğaldı. Ama garip bir eksiklik var havada: sevgi eksikliği. Belki farkında değiliz ama kalplerimiz gün geçtikçe kuruyor. Gönüller, çölleşen bir iç iklimde yağmur bekliyor.

Peki, Ne Oldu da Sevgi Bu Kadar Azaldı?

Bunu sadece kişisel bir mesele sanmayın. Bu, aslında çağın ruhuyla ilgili bir kriz. Eskiden bir insanın yüzüne bakmak, ona zaman ayırmak bir sevgiydi. Şimdi her şey “anlık” oldu: anlık mesaj, anlık görüntü, anlık bağ. Ama sevgi anlık yaşanamaz; sevgi, beklemeyi ve derinleşmeyi ister.



Felsefecilerden Platon, sevginin aslında bir “arayış” olduğunu söyler. İnsan eksik olanı sever. Çünkü sevgi, kendinde olmayanı tamamlamak ister. O yüzden gönüller hep arar. Daha çok ilgi, daha çok anlayış, daha fazla “seninleyim” hissi... Çünkü yeryüzündeki en derin açlık, kalbe dokunamamaktır.

Dinin Gözüyle: Sevgi Bir Lüks Değil, Temel Besindir

Kur'an'da geçen “Rahman” ve “Rahim” isimleri, Allah’ın sevgisinin kapsayıcı boyutlarını anlatır. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ise bu sevgiyi yaşanabilir hale getirmiştir. O'nun sevgisi sadece insanlara değil; susayan hayvana, ağlayan çocuğa, mahzun bir ağaca bile uzanmıştır. Çünkü hakiki sevgi, sadece romantik bir his değil, ahlaki bir eylemdir.

İslam’a göre sevgi, ibadetin bile öncesinde bir niyet meselesidir. Sevgiyle kılınmayan bir namaz, kalpsiz bir beden gibidir. Yani sevgisiz hiçbir şey tam değildir.

Peki Biz Ne Yapabiliriz?

  • Dinlemeyi yeniden öğrenmeliyiz. Karşımızdakinin ne dediğini değil ne hissettiğini duymalıyız.
  • “Nasılsın?” sorusunu samimi sormalıyız. Gerçekten merak ettiğimiz için.
  • Kalbimize vakit ayırmalıyız. Meditasyon, dua, yalnızlık, doğa yürüyüşleri… Ne iyi geliyorsa.
  • Ve belki en önemlisi: Sevgi, gösterilmedikçe var sayılmaz. Sevdiklerimize sevgimizi dile getirmekten çekinmemeliyiz.

Bir Kalp Hatırlatması

Belki bu yazıyı okurken sen de içinden "evet ya, ben de sevgi arıyorum" dedin. Bil ki yalnız değilsin. Biz bu çağda, kalplerimiz incinmiş ama hâlâ umutla doluyuz. Çünkü insan ne kadar kırılmış olursa olsun, sevgiyi görünce tekrar filizlenir.

Unutma; bazen bir gülümseme, bir içten mesaj, bir dost selamı bile birinin gününü değil, yaşamını değiştirir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BUGÜN BAYRAM-BARIŞ MANÇO

  Sabahattin TURAN Sen gittin gideli İçimde öyle bir sızı var ki Yalnız sen anlarsın Sen şimdi uzakta Cennette meleklerle Bizi...