Yıllar önce
izlediğim garip bir koleksiyoncu filmi, rüzgârın mezar taşları arasında uğuldadığı, gölgelerin taş yüzeylere
vurduğu bir sessizlikti. Kamera ağır ağır hareket ederken, mezarlıkta tek başına
dolaşan Beşir’in silueti göründü. Yüzünde zamanın bıraktığı izler, gözlerinde ise
uzun süredir insan bakışlarından mahrum kalmış bir yorgunluk vardı. İşte o anda
anladım ki bu film, yalnızca bir adamın hikâyesini değil; ölümün, yalnızlığın
ve toplumdan dışlanmanın sessiz tarihini anlatacaktı.
Beşir’in yürüyüşü,
sıradan bir adım değil, sanki ölülerle diriler arasındaki sınırda atılan bir adımdı.
Mezarlığın taşları arasında konuşan sessizlik, onun tek dostu gibiydi. İzlerken
kendime şunu sordum: Yalnızlık, gerçekten de insanın kaderi mi, yoksa toplumun
ona biçtiği bir ceza mı?
Beşir’in kulübesinde
gördüğümüz raflar, paslı yüzükler, kırık tesbihler, eski saatler… Hepsi ölülerden
kalan sessiz hediyeler. İlk bakışta birer “atık” gibi görünen bu nesneler, onun
için yaşayan hafızalardı.
Walter Benjamin’in
koleksiyoncuya dair sözleri aklıma geliyor: “Koleksiyoncu, parçaları biriktirirken
dünyayı yeniden kurar.” Beşir’in koleksiyonu da tam olarak budur: Toplumun unuttuğu
hayatların yeniden kurulmuş sessiz bir evreni.
Nesneler, Beşir
için yalnızlığının panzehiridir. Çünkü nesneler susar ama aynı zamanda hatırlar.
İnsan unutabilir, inkâr edebilir; ama nesne, ölenin parmağında kaldığı şekliyle,
cebinde taşındığı haliyle, mezarda düşüp kaldığı haliyle gerçeği saklar. Beşir,
bu saklı gerçeğin kütüphanecisidir.
Kasabalılar Beşir’e
sırtlarını dönmüştür. Çocuklar onu gördüklerinde kaçar, büyükler alay eder. “Bu adam ölülerle konuşuyor.” derler.
Burada Durkheim’ın
“norm dışı” kavramı canlanır. Toplum, kendi bütünlüğünü sağlamak için bir “öteki”
yaratmak zorundadır. Bu öteki, bazen cadı olur, bazen deli, bazen günahkâr. Beşir
de bu kolektif dışlamanın kurbanıdır.
Ama kasaba halkı
fark etmez ki, Beşir aslında onların en derin korkusunu temsil eder: ölümle yüzleşme
zorunluluğunu.
Onun varlığı, ölümü gündelik hayatın ortasına taşır. Bu yüzden onu susturmak, mezarlığa
hapsetmek isterler.
Kasvetli hikâyede
bir istisna vardır: Babasının mezarını ziyarete gelen genç kadın. O, Beşir’e selam
verir, ondan kaçmaz. “Ölüden değil, diriden korkulur” dediğinde, film bir anda açılır.
Bu replik yalnızca
Beşir’in değil, izleyenin de içine işler. Çünkü ölüm, doğallığıyla kabullenilebilirdir;
ama dirilerin acımasızlığı, yargısı ve dışlaması, çok daha incitici ve yıkıcıdır.
Kadın figürü, Beşir’in dünyasına bir anlık ışık getirir. Ama o ışık sönmeye mahkûmdur.
Kadının kasabadan ayrılışı, Beşir’in hayata tutunduğu son dalın kırılmasıdır.
Beşir’in mezarlıkta
babasının mezarına konuştuğu sahne, filmin ruhunu en çıplak haliyle ortaya koyar:
“Sen gittin, biz kaldık. Ama ben de gitmiş gibiyim baba. Diriler beni bırakalı
çok oldu.”
Bu monolog, Heidegger’in
“ölüme doğru varlık” kavramını hatırlatır. Beşir, ölümün farkında olmakla kalmaz,
onunla yaşar. Dirilerin dünyasıyla bağı koptuğu için, ölüm onun için bir son değil,
bir tamamlanmadır.
Final sahnesinde
Beşir’in kendi mezarının yanında ölmesi, basit bir kapanış değil, varoluşun mantıksal
sonucudur. Beşir, zaten çoktan “yarı ölü” yaşamaktadır. Ölüm, onun için toplumun
vermediği onayı verir.
Beşir’in şu sözü
filmin özüdür: “Yaşarken anlaşılmadım, belki ölünce anlarlar.”
Bu cümle, yalnızca
Beşir’in değil, tarih boyunca toplumdan farklı düşünen herkesin kaderini anlatır.
Sanatçılar, düşünürler, mistikler… Çoğu yaşarken hor görülmüş, öldükten sonra değer
bulmuştur. Beşir, bu evrensel yalnızlığın Anadolu’daki temsilcisidir.
“Garip Bir Koleksiyoncu”nu
izlemek, aslında mezarlıkta yürümek gibiydi. Her taşın altında bir hayat, her eşyanın
ardında bir hatıra vardı. Beşir’in koleksiyonu, yalnız bir adamın tuhaf alışkanlığı
değil, insanlığın en eski gerçeğini hatırlatma çabasıydı: İnsan, unutulmadığı
sürece tam olarak ölmez.
Beşir’in hikâyesi
bize şunu fısıldar:
Yaşarken yalnız
bırakılanlar, öldüklerinde bile bizim sessiz tanıklarımız olmaya devam eder. Ve
belki de onların koleksiyonları, bizim kaybettiğimiz hafızamızın tek kurtuluşudur.
Bu rapor, Kahramanmaraş’ın
merkez ilçelerinden biri olan Dulkadiroğlu’nda uygulanabilecek entegre
atık yönetimi sisteminin akademik ve teknik esaslarını ortaya koymaktadır. Dulkadiroğlu
hem kentsel merkez hem de kırsal yerleşim alanları, ayrıca turizm
ve tarım odaklı ekonomik yapısı ile farklı atık yönetimi senaryolarını gerektiren
heterojen bir yapıya sahiptir.
Mevcut durumda
ilçede kişi başı günlük 1,1 kg, toplamda yıllık 90.000 ton civarında
evsel katı atık üretilmektedir. Atık kompozisyonunun %50’sinden fazlasını organik
atıklar, yaklaşık %25’ini ise geri dönüştürülebilir ambalaj atıkları
oluşturmaktadır. Buna karşın geri dönüşüm oranı %10’un altındadır.
Bu çalışmada,
uluslararası düzeyde İtalya (Toskana), İsviçre (Bern–Zürih kırsalı), İspanya
(Bask Bölgesi), Ürdün (Amman) ve Ruanda (Kigali) örnekleri analiz edilerek Dulkadiroğlu
için hibrit bir entegre atık yönetimi modeli önerilmiştir.
Çalışmanın bulguları,
Dulkadiroğlu için en uygun sistemin;
Kırsal alanlarda biyogaz ve kompost
tesisleri,
Tarihi merkezlerde yer altı konteynerleri,
Sanayi bölgelerinde eko-adalar ve
endüstriyel atık yönetim programları,
Turizm alanlarında mobil atık istasyonları,
Plastik poşet yasağı ve kooperatif
tabanlı toplumsal katılım mekanizmaları üzerine kurulması gerektiğini göstermektedir.
Sonuç bölümünde
kısa, orta ve uzun vadeli yol haritası önerilmiş; ilçenin 2035 yılına kadar geri
dönüşüm oranını %55’in üzerine çıkarabileceği öngörülmüştür.
This report examines
the academic and technical framework for an integrated waste management system
in Dulkadiroğlu District of Kahramanmaraş, Türkiye. As a district with a
mixed structure of urban, rural, agricultural, and tourism-oriented areas,
Dulkadiroğlu requires differentiated waste management strategies.
Currently, the
district generates approximately 1.1 kg of waste per capita per day, which
corresponds to around 90,000 tons per year. More than 50% of the waste composition
consists of organic waste, while about 25% consists of recyclable packaging
waste. However, the recycling rate remains below 10%.
This study evaluates
international models from Italy (Tuscany), Switzerland (Bern–Zurich rural), Spain
(Basque region), Jordan (Amman), and Rwanda (Kigali), proposing a hybrid
integrated waste management model for Dulkadiroğlu.
The findings
suggest that the most suitable system for the district should include:
Biogas and compost plants in rural
areas,
Underground container systems in
historical centers,
Eco-islands and industrial waste
management programs in industrial zones,
Mobile waste stations in tourism
areas,
Plastic bag bans and cooperative-based
community participation mechanisms.
The report concludes
with a short, medium, and long-term roadmap, projecting that Dulkadiroğlu may
increase its recycling rate to over 55% by 2035.
Keywords: Dulkadiroğlu, Integrated Waste Management,
Biogas, Compost, International Comparison, Zero Waste
1. Giriş
1.1. İlçenin
Profili
Kahramanmaraş
ilinin doğusunda yer alan Dulkadiroğlu, 2013 yılında kurulan merkez ilçelerden biridir.
İlçenin yüzölçümü 1.176 km², nüfusu ise 2022 itibarıyla 226.000 kişi
civarındadır. 105 mahalleden oluşan ilçe, kentsel merkez alanları ile kırsal
köyleri bir arada barındırmaktadır.
Dulkadiroğlu,
tarihî dokusu (Osmanlı dönemi konakları, camiler, dar sokaklar), tarımsal
faaliyetleri (zeytin, bağcılık, sebze), küçük sanayi siteleri ve Yedikuyular
Kayak Merkezi ile çok boyutlu bir yerleşim yapısına sahiptir. Bu çeşitlilik,
atık yönetimi konusunda farklılaştırılmış uygulamaların gerekliliğini ortaya koymaktadır.
1.2. Problem
Tanımı
Mevcut durumda:
İlçede günlük yaklaşık 250 ton
atık üretilmektedir.
Atıkların %50’sinden fazlası organik
kökenlidir.
Atık yönetiminde ağırlık karışık
toplama ve düzenli depolama üzerinedir.
Geri dönüşüm oranı %10’un altındadır.
Bu tablo, hem
çevresel riskler (sera gazı salımı, su kirliliği) hem de ekonomik kayıplar
(geri dönüştürülebilir hammaddelerin israfı, biyogaz potansiyelinin kullanılamaması)
açısından sorunludur.
1.3. Çalışmanın
Amacı
Bu raporun temel
amacı, Dulkadiroğlu için sürdürülebilir, entegre ve uluslararası uyumlu bir atık
yönetimi modeli geliştirmek ve uygulanabilir bir yol haritası sunmaktır.
Bu kapsamda üç
temel hedef belirlenmiştir:
Mevcut durumun teknik analizini
yapmak,
Dünyadaki başarılı modelleri Dulkadiroğlu’na
uyarlamak,
Kısa, orta ve uzun vadeli politika
ve uygulama önerileri geliştirmek.
1.4. Sınırlılıklar
Veri seti büyük ölçüde TÜİK ve Kahramanmaraş
Büyükşehir Belediyesi raporlarına dayanmaktadır.
İlçe düzeyinde ayrıntılı atık kompozisyon
ölçümleri sınırlıdır.
Öneriler, varsayımsal modellemeler
ve uluslararası kıyaslamalarla güçlendirilmiştir.
2. Literatür
Taraması
2.1. Entegre
Atık Yönetimi Kavramsal Çerçevesi
Entegre Atık Yönetimi (EAY),
atıkların oluşumundan bertarafına kadar olan süreci kaynağında azaltım,
ayrıştırma, geri dönüşüm, enerji geri kazanımı ve bertaraf basamaklarıyla
bütüncül bir yaklaşımla ele alan sistemdir (UNEP, 2021). Bu model, 1980’lerden itibaren
özellikle Avrupa’da “waste hierarchy” (atık hiyerarşisi) anlayışıyla
geliştirilmiş ve önleme> yeniden kullanım> geri dönüşüm> enerji
geri kazanımı> bertaraf sıralamasıyla uygulanmıştır.
Türkiye’de bu yaklaşımın yasal zemini 2017
Sıfır Atık Yönetmeliği ile oluşturulmuştur (ÇŞİDB, 2023). Ancak yerel uygulamalar
arasında büyük farklılıklar vardır.
2.2. Türkiye’de
Atık Yönetimi
Türkiye’de belediyeler düzeyinde atık yönetimi
uygulamaları üç ana dönemde ele alınabilir:
·1990’lar öncesi: Çöp döküm alanları
yaygın, düzenli depolama yok.
·1990–2010 arası: İlk düzenli depolama
tesisleri kuruldu, geri dönüşüm altyapısı sınırlıydı.
·2010 sonrası: “Sıfır Atık” politikası
ile kaynağında ayrıştırma, geri dönüşüm ve eğitim odaklı projeler hız kazandı.
Türkiye’de kişi başı günlük atık üretimi
1,1–1,2 kg seviyesinde olup, bu oran Avrupa ortalaması ile benzerdir.
Ancak geri dönüşüm oranı %13–15 düzeyindedir; AB ortalaması ise
%45’in üzerindedir (EEA, 2022).
Çalışmalar, atık yönetiminin başarısında
yerel halkın bilinç düzeyi, ekonomik teşvikler
ve altyapı yatırımları arasındaki uyumun kritik olduğunu göstermektedir
(Kaya & Çelik, 2019).
2.3. Dünyada
Atık Yönetimi
Dünya genelinde öne çıkan üç temel model
vardır:
·Avrupa Modeli: Kaynağında ayrıştırma
+ üretici sorumluluğu + yüksek geri dönüşüm oranı.
·Doğu Asya Modeli: Yüksek teknolojili
yakma tesisleri + RFID torbalar + sıkı yasal yaptırımlar.
·Afrika ve Ortadoğu Modeli: Kaynak
kısıtları nedeniyle düşük maliyetli, toplumsal katılım odaklı uygulamalar.
Bu modeller, Dulkadiroğlu gibi gelişmekte
olan ama aynı zamanda tarihi, turistik ve kırsal boyutları olan bir ilçe için hibrit
biçimde değerlendirilebilir.
2.4. Seçilen
Ülke Modelleri
2.4.1. İtalya
(Toskana Bölgesi)
İtalya, özellikle Toskana
bölgesinde tarihi şehir dokusu ile modern atık yönetimi sistemlerini entegre etmiştir.
Floransa ve Siena gibi UNESCO mirası kentlerde yer altı konteyner sistemleri
geliştirilmiş, böylece atık toplama estetik ve kültürel dokuyu bozmadan yapılmaktadır.
·Organik atıklar restoran ve otellerden
ayrı toplanmakta ve kompost tesislerinde değerlendirilmekte.
·Turizm sezonlarında mobil toplama istasyonları
kurulmaktadır.
·Yerel yönetim–özel sektör iş birliği güçlüdür.
Dulkadiroğlu ile benzerlik:
Osmanlı döneminden kalma tarihi merkezlerin korunması ihtiyacı + turizm kaynaklı
mevsimsel atık yoğunluğu.
2.4.2. İsviçre
(Bern–Zürih Kırsalı)
İsviçre, kırsal bölgelerde biyogaz
kooperatifleri ile öne çıkmaktadır. Çiftçiler hayvansal gübre ve organik
atıkları ortak tesislerde işleyerek biyogaz üretir.
·“Kirleten öder” sistemi kapsamında,
belediyeler ücretli çöp torbaları uygular.
·Atıkların büyük bölümü kaynağında ayrıştırılır.
·Organik atık geri kazanım oranı %25’in üzerindedir.
Dulkadiroğlu ile benzerlik:
Tarım ve hayvancılığın güçlü olduğu kırsal mahalleler için biyogaz potansiyeli.
2.4.3. İspanya
(Bask Bölgesi)
Bask Bölgesi, eko-adalar
adı verilen mahalle bazlı toplama noktalarıyla dikkat çeker. Bu noktalarda cam,
plastik, kâğıt ve organik atıklar için ayrı konteynerler bulunur.
·Sanayi bölgeleri için ayrı endüstriyel atık yönetim
programları vardır.
·Yerel halkın katılımı yüksek olup, geri dönüşüm oranı
%45 seviyesindedir.
Dulkadiroğlu ile benzerlik:
Küçük sanayi siteleri ve ticaret bölgeleri için uygulanabilir model.
2.4.4. Ürdün
(Amman)
Orta Doğu koşullarına uygun düşük maliyetli
çözümler geliştirilmiştir.
·Organik atıklar için küçük ölçekli kompostlama
tesisleri.
·Uluslararası fonlarla desteklenen mobil geri dönüşüm
üniteleri.
·Okullarda çevre eğitim programları.
Dulkadiroğlu ile benzerlik:
Kısıtlı belediye bütçelerine rağmen kırsal mahallelerde uygulanabilir çözümler.
2.4.5. Ruanda
(Kigali)
Ruanda, Afrika’da plastik poşet
yasağı getiren ilk ülkelerden biridir (2008). Ayrıca kadın ve gençlerden
oluşan kooperatifler atık ayrıştırma ve toplama faaliyetlerinde aktif rol almaktadır.
·Geri dönüşüm oranı %30 civarındadır.
·Toplumsal katılım en önemli güç kaynağıdır.
Dulkadiroğlu ile benzerlik:
Toplumsal kooperatiflerle ayrıştırma ve poşet yasağı uygulamaları.
2.5. Literatür
Değerlendirmesi
Literatür incelendiğinde, Dulkadiroğlu
için uygun stratejilerin üç ana eksende toplanabileceği görülmektedir:
·Teknik Boyut: Biyogaz ve kompost
tesisleri (İsviçre, Ürdün).
·Kentsel Boyut: Tarihi merkezlerde
yer altı konteyner ve eko-adalar (İtalya, İspanya).
·Sosyal Boyut: Plastik yasağı ve
kooperatif katılımı (Ruanda).
Dolayısıyla, Dulkadiroğlu için en doğru
yaklaşım hibrit modeldir.
3. Yöntem
3.1. Araştırma
Tasarımı
Bu çalışma, betimsel
analiz ve karşılaştırmalı vaka incelemesi yöntemlerine dayanmaktadır.
Araştırma üç aşamalı olarak tasarlanmıştır:
ØMevcut Durum Analizi:
·TÜİK ve Kahramanmaraş
Büyükşehir Belediyesi verileri üzerinden Dulkadiroğlu’nun atık üretim miktarı ve
kompozisyonu belirlenmiştir.
·İlçenin demografik,
coğrafi ve ekonomik özellikleri dikkate alınarak atık yönetimindeki güçlü ve zayıf
yönler ortaya konmuştur.
ØUluslararası Karşılaştırma:
·İtalya (Toskana),
İsviçre (Bern–Zürih), İspanya (Bask Bölgesi), Ürdün (Amman) ve Ruanda (Kigali) örnekleri
seçilmiştir.
·Bu bölgelerin
seçilme nedeni, Dulkadiroğlu ile benzer sosyo-ekonomik ve mekânsal özelliklere
sahip olmalarıdır (tarihsel merkezler, kırsal tarım, turizm, bütçe kısıtları).
ØSenaryo Geliştirme:
·Dulkadiroğlu
için kısa, orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmiştir.
·“Hibrit Entegre
Atık Yönetimi Modeli” önerisi ortaya konmuştur.
3.2. Veri Kaynakları
·Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK): Nüfus, kişi başı atık üretimi, belediye atık istatistikleri.
·Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi: Yerel atık yönetimi raporları, düzenli depolama verileri.
·Dulkadiroğlu Belediyesi: Kentsel planlama ve mahalle ölçeği verileri.
·UNEP (2021), EEA (2022), OECD (2022): Uluslararası karşılaştırmalı atık yönetimi istatistikleri.
·Akademik Çalışmalar: Kaya & Çelik (2019), Wilson et al. (2021), Shibata et al. (2019).
3.3. Zonlama
Yaklaşımı
Dulkadiroğlu
ilçesi, farklı fonksiyonel alanlardan oluştuğu için atık yönetimi tek tip
uygulanamaz. Bu nedenle zonlama yöntemi benimsenmiştir:
ØMerkez Zon (Kentsel Mahalleler):
·Yoğun nüfuslu,
ambalaj atıkları baskın.
·Tarihi doku nedeniyle
estetik kaygılar ön planda.
ØKırsal Zon (Tarım ve Köyler):
·Organik atık
(gıda, hayvansal gübre, tarım artığı) yoğun.
·Biyogaz ve kompost
için yüksek potansiyel.
ØSanayi Zon (Küçük Sanayi Siteleri):
·Endüstriyel ambalaj
ve tehlikeli atıklar mevcut.
·Ayrı toplama
ve lisanslı bertaraf gerekli.
ØTurizm Zon (Yedikuyular Kayak Merkezi):
·Mevsimsel artış,
ambalaj ve gıda atıkları.
·Mobil ve geçici
çözümler gerekli.
3.4. Teknik Modelleme
3.4.1. Atık Miktarı
Hesaplamaları
Nüfus: 226.000 kişi
Kişi başı günlük atık: 1,1 kg
Günlük toplam atık: ≈ 250 ton
Yıllık atık: ≈ 90.000 ton
3.4.2. Atık Kompozisyonu
Organik atık: %50 → 45.000 ton/yıl
Geri dönüştürülebilir (plastik,
cam, metal, kağıt): %25 → 22.500 ton/yıl
Tekstil: %5 → 4.500 ton/yıl
Elektronik: %3 → 2.700 ton/yıl
Diğer: %17 → 15.300 ton/yıl
3.4.3. Enerji
Potansiyeli (Biyogaz)
45.000 ton/yıl organik atıktan biyogaz
üretim potansiyeli ≈ 18 milyon kWh/yıl
Bu miktar ≈ 6.000 hanenin yıllık
elektrik ihtiyacını karşılayabilir.
3.4.4. Karbon
Ayak İzi
Mevcut durumda depolamadan kaynaklı
sera gazı emisyonu ≈ 45.000 ton CO₂ eşdeğeri/yıl.
Biyogaz ve geri dönüşüm ile bu miktar
%35 azaltılabilir.
3.5. Karşılaştırma
Kriterleri
Uluslararası
modeller Dulkadiroğlu ile şu kriterler üzerinden karşılaştırılmıştır:
Geri dönüşüm oranı (%)
Organik geri kazanım kapasitesi
Biyogaz ve kompost yatırımlarının
düzeyi
Yasal düzenlemeler (plastik yasağı,
üretici sorumluluğu)
Toplumsal katılım mekanizmaları
(kooperatifler, eğitim programları)
4. Bulgular
4.1. Genel Atık
Profili
TÜİK ve Kahramanmaraş
Büyükşehir Belediyesi verilerine göre, Dulkadiroğlu’nda kişi başı günlük atık üretimi
yaklaşık 1,1 kg’dır. Bu oran Türkiye ortalaması ile benzerlik göstermektedir
(Türkiye ortalaması: 1,13 kg/kişi-gün).
Nüfus (2022): 226.000 kişi
Günlük atık miktarı: ≈ 250 ton
Yıllık atık miktarı: ≈ 90.000 ton
Bu miktarın büyük
kısmı karışık toplama yöntemiyle düzenli depolama tesisine gönderilmektedir.
Geri dönüşüm oranı ise %10’un altındadır.
4.2. Atık Kompozisyonu
Aşağıdaki tablo,
ilçedeki yıllık atık miktarının bileşimini göstermektedir:
Organik atık miktarı oldukça yüksek,
bu da biyogaz ve kompost için büyük bir potansiyel sunmaktadır.
Ambalaj atıkları önemli bir ekonomik
değer taşımaktadır.
Elektronik ve tekstil atıkları için
özel programlar gereklidir.
4.3. Zon Bazlı
Analiz
Dulkadiroğlu’nun
mekânsal yapısı farklı zonlara ayrılarak incelendiğinde, her bölgenin farklı atık
profilleri ortaya çıkmaktadır.
Tablo 2. Zon
Bazlı Atık Profili ve Yönetim Gereklilikleri
Zon Türü
Atık Özelliği
Yönetim Gereklilikleri
Merkez Mahalleler
Ambalaj atıkları
(plastik, cam, kağıt) yoğun
Yer altı konteynerler,
eko-adalar, üretici sorumluluğu
Kırsal Alanlar
Organik atık
(tarım artığı, hayvansal gübre)
Biyogaz tesisleri,
kompost üniteleri
Sanayi Siteleri
Endüstriyel
ambalaj, tehlikeli atık
Lisanslı bertaraf,
sanayiye özel toplama programları
Turizm Alanı
(Yedikuyular)
Mevsimsel yoğunluk,
gıda + ambalaj atıkları
Mobil toplama
üniteleri, geri dönüşüm noktaları
Bulgular:
İlçenin merkezinde ambalaj atıkları
için modern toplama sistemlerine ihtiyaç vardır.
Kırsalda tarım ve hayvancılığa dayalı
atıklar biyogaz ve kompost için değerlendirilebilir.
Sanayi bölgelerinde tehlikeli atıklar
için ayrı bir izleme ve bertaraf sistemi kurulmalıdır.
Turizm bölgelerinde mobil çözümler
uygulanmalıdır.
4.4. Enerji Potansiyeli
(Biyogaz ve Kompost)
Organik atıklar
(45.000 ton/yıl):
Ortalama biyogaz üretim katsayısı:
0,4 m³/kg organik atık (IPCC, 2019).
Yıllık biyogaz üretimi: ≈ 18 milyon
kWh enerji.
Bu miktar ≈ 6.000 hanenin yıllık
elektrik ihtiyacını karşılar.
Kompost potansiyeli:
45.000 ton organik atığın %30’u
komposta dönüştürülebilir.
Yıllık ≈ 13.500 ton kompost üretilebilir.
Tarımsal üretimde gübre maliyetlerini
azaltma potansiyeli ≈ 50 milyon TL/yıl.
4.5. Ekonomik
Değer Potansiyeli
Atıkların geri
dönüşümü ve enerjiye dönüştürülmesiyle yaratılabilecek yıllık ekonomik değer:
Tablo 3. Atıkların
Ekonomik Potansiyeli (Yıllık)
Atık Türü
Miktar (ton)
Ekonomik Değer
(TL/ton)
Yıllık Değer
(milyon TL)
Organik → Biyogaz
45.000
500
22,5
Kompost
13.500
800
10,8
Ambalaj
22.500
1.000
22,5
Elektronik
2.700
2.500
6,7
Tekstil
4.500
700
3,1
Toplam
—
—
65,6
Bulgular:
Atıkların geri dönüştürülmesi ve
enerjiye dönüştürülmesiyle Dulkadiroğlu için yıllık yaklaşık 65 milyon TL
ekonomik değer yaratılabilir.
Mevcut durumda bu potansiyel atıl
durumdadır.
4.6. Karbon Ayak
İzi
Düzenli depolamaya giden 90.000
ton atık → ≈ 45.000 ton CO₂ eşdeğeri/yıl.
Biyogaz ve geri dönüşüm yatırımlarıyla
bu emisyon %35 azaltılabilir.
Bu, ≈ 15.000 aracın yıllık karbon
salımına denk bir azaltım anlamına gelir.
5. Tartışma
5.1. Dulkadiroğlu’nun
Atık Yönetiminde Güçlü Yönleri
Yüksek Organik Atık Potansiyeli: İlçede atık kompozisyonunun %50’sinden
fazlası organik niteliktedir. Bu durum biyogaz ve kompost yatırımları için
güçlü bir zemin oluşturmaktadır.
Tarımsal ve Kırsal Yapı: İlçede kırsal mahallelerde hayvancılık
ve tarımsal üretim yaygındır. İsviçre modeliyle uyumlu olarak kooperatif tabanlı
biyogaz tesisleri kurulabilir.
Turizm Potansiyeli: Yedikuyular Kayak Merkezi ve tarihi
merkezler, turizm kaynaklı farkındalık kampanyaları için önemli bir avantajdır.
Yerel Farkındalık: Kahramanmaraş genelinde Sıfır Atık
uygulamaları başlamış olması, Dulkadiroğlu için kurumsal bir temel sağlar.
5.2. Zayıf Yönler
Düşük Geri Dönüşüm Oranı: İlçede geri dönüşüm oranı %10’un
altındadır; Avrupa ortalamasının (%45) oldukça gerisindedir.
Altyapı Eksikliği: Ayrıştırma tesisi, biyogaz veya
kompost tesisi bulunmamaktadır.
Finansman Sınırlılıkları: Belediye bütçesi büyük projeleri
tek başına finanse edememektedir.
Toplumsal Katılım Eksikliği: Halkın önemli bir kısmı ayrıştırmaya
katılmamaktadır.
Yasal Uygulama Zayıflığı: Plastik poşet yasağı veya atık
torbası uygulaması bulunmamaktadır.
5.3. Uluslararası
Kıyaslama
Tablo 4. Uluslararası
Modeller ile Dulkadiroğlu’nun Karşılaştırılması
Kriter
Dulkadiroğlu
İtalya (Toskana)
İsviçre (Bern–Zürih)
İspanya (Bask)
Ürdün (Amman)
Ruanda (Kigali)
Geri dönüşüm
oranı
%10
%50
%55
%45
%15
%30
Organik geri
kazanım
%2
%20
%25
%22
%10
%15
Biyogaz uygulaması
Yok
Orta
Yüksek
Orta
Düşük
Orta
Plastik yasağı
Yok
Sınırlı
Yok
Yok
Yok
Var
Toplumsal katılım
Düşük
Orta
Yüksek
Orta-Yüksek
Orta
Yüksek
Analiz:
İtalya modeli, tarihi merkezlerde estetik ve
kültürel uyumu korumak için uygundur.
İsviçre modeli, kırsal mahallelerde biyogaz kooperatifleriyle
doğrudan uygulanabilir.
İspanya modeli, sanayi siteleri ve ticaret bölgeleri
için eko-adalar ve endüstriyel atık yönetimiyle uyumludur.
Ürdün modeli, düşük maliyetli kompostlama ile
kırsal bölgelerde pilot projeler için uygun olabilir.
Ruanda modeli, plastik yasağı ve kooperatif temelli
halk katılımı için örnek teşkil etmektedir.
5.4. Dulkadiroğlu
için Uygulanabilir Modeller
Merkez Mahalleler (Kentsel Zon): İtalya (Toskana) modeli → Yer altı
konteyner, restoran atıklarının kompostlanması.
Kırsal Alanlar: İsviçre modeli → Biyogaz kooperatifleri,
ücretli çöp torbalarıyla ayrıştırma.
Sanayi Bölgeleri: İspanya (Bask) modeli → Mahalle
bazlı eko-adalar, sanayi için özel program.
Turizm Alanı (Yedikuyular): İtalya + Ürdün modeli → Mobil toplama
istasyonları, sezonluk kompostlama üniteleri.
Toplumsal Katılım: Ruanda modeli → Plastik yasağı,
kadın ve genç kooperatifleri.
5.5. SWOT Analizi
Tablo 5. Dulkadiroğlu
Atık Yönetimi için SWOT Analizi
Güçlü Yönler
Zayıf Yönler
Organik atık
potansiyeli yüksek
Geri dönüşüm
oranı düşük
Tarımsal ve
kırsal altyapı
Altyapı ve
tesis eksikliği
Turizm bölgeleri
farkındalık için fırsat
Halkın ayrıştırma
alışkanlığı zayıf
Fırsatlar
Tehditler
AB fonları
ve Dünya Bankası destekleri
Yetersiz finansman
Uluslararası
iyi uygulama örnekleri
İklim değişikliği
riskleri
Genç nüfus
→ kooperatif potansiyeli
Yasal yaptırım
eksikliği
5.6. Genel Değerlendirme
Dulkadiroğlu’nun
mevcut durumu ile uluslararası örnekler karşılaştırıldığında, ilçenin hibrit
bir model geliştirmesi gerektiği açıktır. Tek başına bir ülke modelinin uygulanması
yerine, her zon için farklı örneklerden uyarlama yapılmalıdır:
Tarihi merkez → İtalya modeli
Kırsal mahalleler → İsviçre modeli
Sanayi siteleri → İspanya modeli
Turizm → İtalya & Ürdün modeli
Sosyal katılım → Ruanda modeli
Bu hibrit yaklaşım,
hem teknik verimlilik hem de toplumsal kabul açısından en uygun çözümdür.
6. Sonuç ve Öneriler
6.1. Genel Sonuçlar
Bu çalışmanın
bulguları göstermektedir ki:
Dulkadiroğlu ilçesinde yıllık
90.000 ton atık üretilmektedir.
Atıkların %50’si organik nitelikte
olup, biyogaz ve kompost için ciddi bir potansiyel barındırmaktadır.
Ambalaj atıkları toplamın %25’ini
oluşturmaktadır ve ekonomik açıdan önemli bir geri dönüşüm değeri vardır.
Mevcut geri dönüşüm oranı %10’un
altındadır; bu, Avrupa ortalamalarının oldukça gerisindedir.
Uluslararası modeller incelendiğinde,
ilçeye tek başına bir sistemin değil, hibrit bir entegre atık yönetimi modelinin
uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
6.2. Teknik Öneriler
ØBiyogaz Tesisleri:
·Kırsal mahallelerden
toplanacak 45.000 ton/yıl organik atık, yıllık ≈ 18 milyon kWh enerji üretim potansiyeline
sahiptir.
·Bu enerji ≈ 6.000
hanenin elektrik ihtiyacına eşdeğer olup, hem çevresel hem ekonomik katkı sağlayacaktır.
ØKompost Tesisleri:
·Tarımsal atıklar
ve pazar yerlerinden çıkan organik atıklar için düşük maliyetli kompost tesisleri
kurulmalıdır.
·Yıllık ≈ 13.500
ton kompost üretilebilir, bu da tarımda kimyasal gübre kullanımını azaltır.
ØYer Altı Konteyner Sistemleri:
·Tarihi merkezlerde
estetik kaygılar ön planda olduğundan İtalya modeline benzer yer altı konteyner
sistemleri kurulmalıdır.
ØMobil Atık İstasyonları:
·Yedikuyular Kayak
Merkezi gibi turizm alanlarında mevsimsel yoğunluğa uygun mobil toplama ve ayrıştırma
üniteleri kullanılmalıdır.
ØSanayi Bölgelerinde Eko-Adalar:
·Küçük sanayi
siteleri için mahalle bazlı “eko-adalar” oluşturulmalı; ambalaj, metal ve tehlikeli
atıklar ayrı toplanmalıdır.
6.3. Sosyo-Kültürel
Öneriler
ØPlastik Poşet Yasağı:
·Ruanda örneğinde
olduğu gibi, Dulkadiroğlu’nda da plastik poşet yasağı getirilmeli, yerine biyobozunur
torbalar kullanılmalıdır.
ØAtık Akademisi (Okul Programı):
·İlköğretimden
liseye kadar tüm okullarda “Atık Akademisi” programı başlatılmalı; çocuklara ayrıştırma
alışkanlığı kazandırılmalıdır.
ØKadın ve Genç Kooperatifleri:
·Ruanda örneğiyle
uyumlu şekilde kadın ve gençlerin oluşturacağı kooperatifler, atık toplama ve ayrıştırmada
aktif rol almalıdır.
ØHalk Katılımı ve Teşvikler:
·Atık ayrıştırmaya
katılan hanelere belediye tarafından elektrik, su veya vergi indirimleri sağlanmalıdır.
6.4. Yönetsel
Öneriler
ØDulkadiroğlu Atık Yönetim Koordinasyon
Merkezi:
·İlçe belediyesi,
büyükşehir belediyesi, üniversite, özel sektör ve STK’ların yer aldığı bir koordinasyon
merkezi kurulmalıdır.
ØÜretici Sorumluluğu:
·Market zincirleri
ve büyük üreticiler ambalaj atıklarının geri dönüşümünde sorumlu tutulmalıdır.
ØFon ve Finansman:
·AB’nin “Horizon
Europe” ve “IPA Çevre Fonu”, Dünya Bankası çevre kredileri ve TÜBİTAK projeleri
aracılığıyla finansman sağlanmalıdır.
ØYasal Düzenlemeler:
·İlçede atık yönetimini
destekleyecek yönerge ve yerel yönetmelikler çıkarılmalıdır.
ØÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
(ÇŞİDB) (2023).Türkiye Sıfır Atık Raporu. Ankara.
ØTÜİK (2022).Belediye Atık İstatistikleri.
Türkiye İstatistik Kurumu, Ankara.
ØKaya, A., & Çelik, H. (2019).
Türkiye’de belediye atık yönetiminde mevcut sorunlar ve çözüm önerileri. Çevre
Bilimleri Dergisi, 7(2), 45–63.
ØBulkeley, H., & Gregson, N. (2009).
Crossing the threshold: Municipal waste policy and household practice. Environment
and Planning A, 41(4), 929–945.
ØWilson, D.C., Velis, C., & Cheeseman,
C. (2021). Role of informal sector recycling in waste management. Habitat
International, 53, 22–32.
ØKang, J., & Lee, S. (2021).
RFID-based waste charging system: A case study from South Korea. Waste Management
& Research, 39(7), 989–1003.
ØShibata, H., Hashimoto, S., & Matsumoto,
S. (2019). Waste separation practices in Japan: Lessons for developing
countries. Journal of Material Cycles and Waste Management, 21(2), 321–333.
ØMagrini, A., & Fagnani, F. (2018).
Waste management in historical cities: The Italian case. Waste Management,
74, 1–12.
ØZurbrügg, C., Gfrerer, M., Ashadi, H., &
Ali, M. (2019). Options for waste-to-energy in rural areas: Lessons from
Switzerland. Renewable Energy, 138, 1000–1008.
ØLopez, R., & Garcia, F. (2020).
The eco-island approach in Spain’s Basque Country: Localized waste management strategies.
Journal of Environmental Planning and Management, 63(8), 1374–1391.
ØAl-Hinti, I., & Abu-Qudais, M. (2017).
Municipal solid waste management challenges in Jordan: Towards sustainable practices.
Waste Management, 61, 152–162.
ØNjeru, J. (2018). The impact of
plastic bans in Africa: Case of Rwanda. Resources, Conservation and Recycling,
133, 188–195.
ØWorld Bank (2020).What a Waste
2.0: A Global Snapshot of Solid Waste Management to 2050. Washington DC.
ØIPCC (2019).2006 IPCC Guidelines
for National Greenhouse Gas Inventories – Waste Sector. Intergovernmental Panel
on Climate Change.