26 Ağustos 2025 Salı

KAHRAMANMARAŞ DULKADİROĞLU İLÇESİNDE ENTEGRE ATIK YÖNETİMİ VE ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI AKADEMİK İNCELEME

Sabahattin TURAN

Özet

Bu rapor, Kahramanmaraş’ın merkez ilçelerinden biri olan Dulkadiroğlu’nda uygulanabilecek entegre atık yönetimi sisteminin akademik ve teknik esaslarını ortaya koymaktadır. Dulkadiroğlu hem kentsel merkez hem de kırsal yerleşim alanları, ayrıca turizm ve tarım odaklı ekonomik yapısı ile farklı atık yönetimi senaryolarını gerektiren heterojen bir yapıya sahiptir.

Mevcut durumda ilçede kişi başı günlük 1,1 kg, toplamda yıllık 90.000 ton civarında evsel katı atık üretilmektedir. Atık kompozisyonunun %50’sinden fazlasını organik atıklar, yaklaşık %25’ini ise geri dönüştürülebilir ambalaj atıkları oluşturmaktadır. Buna karşın geri dönüşüm oranı %10’un altındadır.

Bu çalışmada, uluslararası düzeyde İtalya (Toskana), İsviçre (Bern–Zürih kırsalı), İspanya (Bask Bölgesi), Ürdün (Amman) ve Ruanda (Kigali) örnekleri analiz edilerek Dulkadiroğlu için hibrit bir entegre atık yönetimi modeli önerilmiştir.

Çalışmanın bulguları, Dulkadiroğlu için en uygun sistemin;

  • Kırsal alanlarda biyogaz ve kompost tesisleri,
  • Tarihi merkezlerde yer altı konteynerleri,
  • Sanayi bölgelerinde eko-adalar ve endüstriyel atık yönetim programları,
  • Turizm alanlarında mobil atık istasyonları,
  • Plastik poşet yasağı ve kooperatif tabanlı toplumsal katılım mekanizmaları üzerine kurulması gerektiğini göstermektedir.

Sonuç bölümünde kısa, orta ve uzun vadeli yol haritası önerilmiş; ilçenin 2035 yılına kadar geri dönüşüm oranını %55’in üzerine çıkarabileceği öngörülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Dulkadiroğlu, Entegre Atık Yönetimi, Biyogaz, Kompost, Uluslararası Karşılaştırma, Sıfır Atık.


Abstract

This report examines the academic and technical framework for an integrated waste management system in Dulkadiroğlu District of Kahramanmaraş, Türkiye. As a district with a mixed structure of urban, rural, agricultural, and tourism-oriented areas, Dulkadiroğlu requires differentiated waste management strategies.

Currently, the district generates approximately 1.1 kg of waste per capita per day, which corresponds to around 90,000 tons per year. More than 50% of the waste composition consists of organic waste, while about 25% consists of recyclable packaging waste. However, the recycling rate remains below 10%.

This study evaluates international models from Italy (Tuscany), Switzerland (Bern–Zurich rural), Spain (Basque region), Jordan (Amman), and Rwanda (Kigali), proposing a hybrid integrated waste management model for Dulkadiroğlu.

The findings suggest that the most suitable system for the district should include:

  • Biogas and compost plants in rural areas,
  • Underground container systems in historical centers,
  • Eco-islands and industrial waste management programs in industrial zones,
  • Mobile waste stations in tourism areas,
  • Plastic bag bans and cooperative-based community participation mechanisms.

The report concludes with a short, medium, and long-term roadmap, projecting that Dulkadiroğlu may increase its recycling rate to over 55% by 2035.

Keywords: Dulkadiroğlu, Integrated Waste Management, Biogas, Compost, International Comparison, Zero Waste

1. Giriş

1.1. İlçenin Profili

Kahramanmaraş ilinin doğusunda yer alan Dulkadiroğlu, 2013 yılında kurulan merkez ilçelerden biridir. İlçenin yüzölçümü 1.176 km², nüfusu ise 2022 itibarıyla 226.000 kişi civarındadır. 105 mahalleden oluşan ilçe, kentsel merkez alanları ile kırsal köyleri bir arada barındırmaktadır.

Dulkadiroğlu, tarihî dokusu (Osmanlı dönemi konakları, camiler, dar sokaklar), tarımsal faaliyetleri (zeytin, bağcılık, sebze), küçük sanayi siteleri ve Yedikuyular Kayak Merkezi ile çok boyutlu bir yerleşim yapısına sahiptir. Bu çeşitlilik, atık yönetimi konusunda farklılaştırılmış uygulamaların gerekliliğini ortaya koymaktadır.

1.2. Problem Tanımı

Mevcut durumda:

  • İlçede günlük yaklaşık 250 ton atık üretilmektedir.
  • Atıkların %50’sinden fazlası organik kökenlidir.
  • Atık yönetiminde ağırlık karışık toplama ve düzenli depolama üzerinedir.
  • Geri dönüşüm oranı %10’un altındadır.

Bu tablo, hem çevresel riskler (sera gazı salımı, su kirliliği) hem de ekonomik kayıplar (geri dönüştürülebilir hammaddelerin israfı, biyogaz potansiyelinin kullanılamaması) açısından sorunludur.

1.3. Çalışmanın Amacı

Bu raporun temel amacı, Dulkadiroğlu için sürdürülebilir, entegre ve uluslararası uyumlu bir atık yönetimi modeli geliştirmek ve uygulanabilir bir yol haritası sunmaktır.

Bu kapsamda üç temel hedef belirlenmiştir:

  • Mevcut durumun teknik analizini yapmak,
  • Dünyadaki başarılı modelleri Dulkadiroğlu’na uyarlamak,
  • Kısa, orta ve uzun vadeli politika ve uygulama önerileri geliştirmek.

1.4. Sınırlılıklar


  • Veri seti büyük ölçüde TÜİK ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi raporlarına dayanmaktadır.
  • İlçe düzeyinde ayrıntılı atık kompozisyon ölçümleri sınırlıdır.
  • Öneriler, varsayımsal modellemeler ve uluslararası kıyaslamalarla güçlendirilmiştir. 

2. Literatür Taraması

 

2.1. Entegre Atık Yönetimi Kavramsal Çerçevesi

 

Entegre Atık Yönetimi (EAY), atıkların oluşumundan bertarafına kadar olan süreci kaynağında azaltım, ayrıştırma, geri dönüşüm, enerji geri kazanımı ve bertaraf basamaklarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alan sistemdir (UNEP, 2021). Bu model, 1980’lerden itibaren özellikle Avrupa’da “waste hierarchy” (atık hiyerarşisi) anlayışıyla geliştirilmiş ve önleme> yeniden kullanım> geri dönüşüm> enerji geri kazanımı> bertaraf sıralamasıyla uygulanmıştır.

 

Türkiye’de bu yaklaşımın yasal zemini 2017 Sıfır Atık Yönetmeliği ile oluşturulmuştur (ÇŞİDB, 2023). Ancak yerel uygulamalar arasında büyük farklılıklar vardır.

 

2.2. Türkiye’de Atık Yönetimi

 

Türkiye’de belediyeler düzeyinde atık yönetimi uygulamaları üç ana dönemde ele alınabilir:

·         1990’lar öncesi: Çöp döküm alanları yaygın, düzenli depolama yok.

·         1990–2010 arası: İlk düzenli depolama tesisleri kuruldu, geri dönüşüm altyapısı sınırlıydı.

·         2010 sonrası: “Sıfır Atık” politikası ile kaynağında ayrıştırma, geri dönüşüm ve eğitim odaklı projeler hız kazandı.

 

Türkiye’de kişi başı günlük atık üretimi 1,1–1,2 kg seviyesinde olup, bu oran Avrupa ortalaması ile benzerdir. Ancak geri dönüşüm oranı %13–15 düzeyindedir; AB ortalaması ise %45’in üzerindedir (EEA, 2022).

 

Çalışmalar, atık yönetiminin başarısında yerel halkın bilinç düzeyi, ekonomik teşvikler ve altyapı yatırımları arasındaki uyumun kritik olduğunu göstermektedir (Kaya & Çelik, 2019).

 

2.3. Dünyada Atık Yönetimi

 

Dünya genelinde öne çıkan üç temel model vardır:

·      Avrupa Modeli: Kaynağında ayrıştırma + üretici sorumluluğu + yüksek geri dönüşüm oranı.

·      Doğu Asya Modeli: Yüksek teknolojili yakma tesisleri + RFID torbalar + sıkı yasal yaptırımlar.

·   Afrika ve Ortadoğu Modeli: Kaynak kısıtları nedeniyle düşük maliyetli, toplumsal katılım odaklı uygulamalar.

 

Bu modeller, Dulkadiroğlu gibi gelişmekte olan ama aynı zamanda tarihi, turistik ve kırsal boyutları olan bir ilçe için hibrit biçimde değerlendirilebilir.

 

2.4. Seçilen Ülke Modelleri

 

2.4.1. İtalya (Toskana Bölgesi)

İtalya, özellikle Toskana bölgesinde tarihi şehir dokusu ile modern atık yönetimi sistemlerini entegre etmiştir. Floransa ve Siena gibi UNESCO mirası kentlerde yer altı konteyner sistemleri geliştirilmiş, böylece atık toplama estetik ve kültürel dokuyu bozmadan yapılmaktadır.

· Organik atıklar restoran ve otellerden ayrı toplanmakta ve kompost tesislerinde değerlendirilmekte.

·     Turizm sezonlarında mobil toplama istasyonları kurulmaktadır.

·     Yerel yönetim–özel sektör iş birliği güçlüdür.

 

Dulkadiroğlu ile benzerlik: Osmanlı döneminden kalma tarihi merkezlerin korunması ihtiyacı + turizm kaynaklı mevsimsel atık yoğunluğu.

 

2.4.2. İsviçre (Bern–Zürih Kırsalı)

İsviçre, kırsal bölgelerde biyogaz kooperatifleri ile öne çıkmaktadır. Çiftçiler hayvansal gübre ve organik atıkları ortak tesislerde işleyerek biyogaz üretir.

·         Kirleten öder” sistemi kapsamında, belediyeler ücretli çöp torbaları uygular.

·         Atıkların büyük bölümü kaynağında ayrıştırılır.

·         Organik atık geri kazanım oranı %25’in üzerindedir.

 

Dulkadiroğlu ile benzerlik: Tarım ve hayvancılığın güçlü olduğu kırsal mahalleler için biyogaz potansiyeli.

 

2.4.3. İspanya (Bask Bölgesi) 

Bask Bölgesi, eko-adalar adı verilen mahalle bazlı toplama noktalarıyla dikkat çeker. Bu noktalarda cam, plastik, kâğıt ve organik atıklar için ayrı konteynerler bulunur.

·         Sanayi bölgeleri için ayrı endüstriyel atık yönetim programları vardır.

·         Yerel halkın katılımı yüksek olup, geri dönüşüm oranı %45 seviyesindedir.

 

Dulkadiroğlu ile benzerlik: Küçük sanayi siteleri ve ticaret bölgeleri için uygulanabilir model.

 

2.4.4. Ürdün (Amman) 

Orta Doğu koşullarına uygun düşük maliyetli çözümler geliştirilmiştir.

·         Organik atıklar için küçük ölçekli kompostlama tesisleri.

·         Uluslararası fonlarla desteklenen mobil geri dönüşüm üniteleri.

·         Okullarda çevre eğitim programları.

 

Dulkadiroğlu ile benzerlik: Kısıtlı belediye bütçelerine rağmen kırsal mahallelerde uygulanabilir çözümler.

 

2.4.5. Ruanda (Kigali) 

Ruanda, Afrika’da plastik poşet yasağı getiren ilk ülkelerden biridir (2008). Ayrıca kadın ve gençlerden oluşan kooperatifler atık ayrıştırma ve toplama faaliyetlerinde aktif rol almaktadır.

·         Geri dönüşüm oranı %30 civarındadır.

·         Toplumsal katılım en önemli güç kaynağıdır.

 

Dulkadiroğlu ile benzerlik: Toplumsal kooperatiflerle ayrıştırma ve poşet yasağı uygulamaları.

 

2.5. Literatür Değerlendirmesi

 

Literatür incelendiğinde, Dulkadiroğlu için uygun stratejilerin üç ana eksende toplanabileceği görülmektedir:

·         Teknik Boyut: Biyogaz ve kompost tesisleri (İsviçre, Ürdün).

·         Kentsel Boyut: Tarihi merkezlerde yer altı konteyner ve eko-adalar (İtalya, İspanya).

·         Sosyal Boyut: Plastik yasağı ve kooperatif katılımı (Ruanda).

 

Dolayısıyla, Dulkadiroğlu için en doğru yaklaşım hibrit modeldir. 

3. Yöntem 

3.1. Araştırma Tasarımı

Bu çalışma, betimsel analiz ve karşılaştırmalı vaka incelemesi yöntemlerine dayanmaktadır. Araştırma üç aşamalı olarak tasarlanmıştır:

 

Ø  Mevcut Durum Analizi:

·   TÜİK ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi verileri üzerinden Dulkadiroğlu’nun atık üretim miktarı ve kompozisyonu belirlenmiştir.

·         İlçenin demografik, coğrafi ve ekonomik özellikleri dikkate alınarak atık yönetimindeki güçlü ve zayıf yönler ortaya konmuştur.

 

Ø  Uluslararası Karşılaştırma:

·      İtalya (Toskana), İsviçre (Bern–Zürih), İspanya (Bask Bölgesi), Ürdün (Amman) ve Ruanda (Kigali) örnekleri seçilmiştir.

·   Bu bölgelerin seçilme nedeni, Dulkadiroğlu ile benzer sosyo-ekonomik ve mekânsal özelliklere sahip olmalarıdır (tarihsel merkezler, kırsal tarım, turizm, bütçe kısıtları).

 

Ø  Senaryo Geliştirme:

·         Dulkadiroğlu için kısa, orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmiştir.

·         Hibrit Entegre Atık Yönetimi Modeli” önerisi ortaya konmuştur.

 

3.2. Veri Kaynakları

·         Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK): Nüfus, kişi başı atık üretimi, belediye atık istatistikleri.

·         Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi: Yerel atık yönetimi raporları, düzenli depolama verileri.

·         Dulkadiroğlu Belediyesi: Kentsel planlama ve mahalle ölçeği verileri.

·         UNEP (2021), EEA (2022), OECD (2022): Uluslararası karşılaştırmalı atık yönetimi istatistikleri.

·         Akademik Çalışmalar: Kaya & Çelik (2019), Wilson et al. (2021), Shibata et al. (2019). 

3.3. Zonlama Yaklaşımı 

Dulkadiroğlu ilçesi, farklı fonksiyonel alanlardan oluştuğu için atık yönetimi tek tip uygulanamaz. Bu nedenle zonlama yöntemi benimsenmiştir:

 

Ø  Merkez Zon (Kentsel Mahalleler):

·         Yoğun nüfuslu, ambalaj atıkları baskın.

·         Tarihi doku nedeniyle estetik kaygılar ön planda.

 

Ø  Kırsal Zon (Tarım ve Köyler):

·         Organik atık (gıda, hayvansal gübre, tarım artığı) yoğun.

·         Biyogaz ve kompost için yüksek potansiyel.

 

Ø  Sanayi Zon (Küçük Sanayi Siteleri):

·         Endüstriyel ambalaj ve tehlikeli atıklar mevcut.

·         Ayrı toplama ve lisanslı bertaraf gerekli.

 

Ø  Turizm Zon (Yedikuyular Kayak Merkezi):

·         Mevsimsel artış, ambalaj ve gıda atıkları.

·         Mobil ve geçici çözümler gerekli. 

3.4. Teknik Modelleme 

3.4.1. Atık Miktarı Hesaplamaları

 

  • Nüfus: 226.000 kişi
  • Kişi başı günlük atık: 1,1 kg
  • Günlük toplam atık: ≈ 250 ton
  • Yıllık atık: ≈ 90.000 ton 

3.4.2. Atık Kompozisyonu

 

  • Organik atık: %50 → 45.000 ton/yıl
  • Geri dönüştürülebilir (plastik, cam, metal, kağıt): %25 → 22.500 ton/yıl
  • Tekstil: %5 → 4.500 ton/yıl
  • Elektronik: %3 → 2.700 ton/yıl
  • Diğer: %17 → 15.300 ton/yıl 

3.4.3. Enerji Potansiyeli (Biyogaz)

 

  • 45.000 ton/yıl organik atıktan biyogaz üretim potansiyeli ≈ 18 milyon kWh/yıl
  • Bu miktar ≈ 6.000 hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilir. 

3.4.4. Karbon Ayak İzi

 

  • Mevcut durumda depolamadan kaynaklı sera gazı emisyonu ≈ 45.000 ton CO₂ eşdeğeri/yıl.
  • Biyogaz ve geri dönüşüm ile bu miktar %35 azaltılabilir. 

3.5. Karşılaştırma Kriterleri 

Uluslararası modeller Dulkadiroğlu ile şu kriterler üzerinden karşılaştırılmıştır:

  • Geri dönüşüm oranı (%)
  • Organik geri kazanım kapasitesi
  • Biyogaz ve kompost yatırımlarının düzeyi
  • Yasal düzenlemeler (plastik yasağı, üretici sorumluluğu)
  • Toplumsal katılım mekanizmaları (kooperatifler, eğitim programları) 

4. Bulgular 

4.1. Genel Atık Profili 

TÜİK ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi verilerine göre, Dulkadiroğlu’nda kişi başı günlük atık üretimi yaklaşık 1,1 kg’dır. Bu oran Türkiye ortalaması ile benzerlik göstermektedir (Türkiye ortalaması: 1,13 kg/kişi-gün).

  • Nüfus (2022): 226.000 kişi
  • Günlük atık miktarı: ≈ 250 ton
  • Yıllık atık miktarı: ≈ 90.000 ton 

Bu miktarın büyük kısmı karışık toplama yöntemiyle düzenli depolama tesisine gönderilmektedir. Geri dönüşüm oranı ise %10’un altındadır. 

4.2. Atık Kompozisyonu 

Aşağıdaki tablo, ilçedeki yıllık atık miktarının bileşimini göstermektedir: 

Tablo 1. Dulkadiroğlu İlçesi Atık Kompozisyonu (2022)

Atık Türü

Oran (%)

Miktar (ton/yıl)

Organik (gıda, bahçe, tarım)

50

45.000

Ambalaj (kâğıt, plastik, cam, metal)

25

22.500

Tekstil

5

4.500

Elektronik (WEEE)

3

2.700

Diğer (kül, inşaat artığı vb.)

17

15.300

Toplam

100

90.000

 Bulgular:

  • Organik atık miktarı oldukça yüksek, bu da biyogaz ve kompost için büyük bir potansiyel sunmaktadır.
  • Ambalaj atıkları önemli bir ekonomik değer taşımaktadır.
  • Elektronik ve tekstil atıkları için özel programlar gereklidir. 

4.3. Zon Bazlı Analiz 

Dulkadiroğlu’nun mekânsal yapısı farklı zonlara ayrılarak incelendiğinde, her bölgenin farklı atık profilleri ortaya çıkmaktadır. 

Tablo 2. Zon Bazlı Atık Profili ve Yönetim Gereklilikleri

Zon Türü

Atık Özelliği

Yönetim Gereklilikleri

Merkez Mahalleler

Ambalaj atıkları (plastik, cam, kağıt) yoğun

Yer altı konteynerler, eko-adalar, üretici sorumluluğu

Kırsal Alanlar

Organik atık (tarım artığı, hayvansal gübre)

Biyogaz tesisleri, kompost üniteleri

Sanayi Siteleri

Endüstriyel ambalaj, tehlikeli atık

Lisanslı bertaraf, sanayiye özel toplama programları

Turizm Alanı (Yedikuyular)

Mevsimsel yoğunluk, gıda + ambalaj atıkları

Mobil toplama üniteleri, geri dönüşüm noktaları

 Bulgular:

  • İlçenin merkezinde ambalaj atıkları için modern toplama sistemlerine ihtiyaç vardır.
  • Kırsalda tarım ve hayvancılığa dayalı atıklar biyogaz ve kompost için değerlendirilebilir.
  • Sanayi bölgelerinde tehlikeli atıklar için ayrı bir izleme ve bertaraf sistemi kurulmalıdır.
  • Turizm bölgelerinde mobil çözümler uygulanmalıdır. 

4.4. Enerji Potansiyeli (Biyogaz ve Kompost)

 Organik atıklar (45.000 ton/yıl):

 

  • Ortalama biyogaz üretim katsayısı: 0,4 m³/kg organik atık (IPCC, 2019).
  • Yıllık biyogaz üretimi: ≈ 18 milyon kWh enerji.
  • Bu miktar ≈ 6.000 hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılar. 

Kompost potansiyeli:

 

  • 45.000 ton organik atığın %30’u komposta dönüştürülebilir.
  • Yıllık ≈ 13.500 ton kompost üretilebilir.
  • Tarımsal üretimde gübre maliyetlerini azaltma potansiyeli ≈ 50 milyon TL/yıl. 

4.5. Ekonomik Değer Potansiyeli 

Atıkların geri dönüşümü ve enerjiye dönüştürülmesiyle yaratılabilecek yıllık ekonomik değer: 

Tablo 3. Atıkların Ekonomik Potansiyeli (Yıllık)

Atık Türü

Miktar (ton)

Ekonomik Değer (TL/ton)

Yıllık Değer (milyon TL)

Organik → Biyogaz

45.000

500

22,5

Kompost

13.500

800

10,8

Ambalaj

22.500

1.000

22,5

Elektronik

2.700

2.500

6,7

Tekstil

4.500

700

3,1

Toplam

65,6

 

Bulgular:

  • Atıkların geri dönüştürülmesi ve enerjiye dönüştürülmesiyle Dulkadiroğlu için yıllık yaklaşık 65 milyon TL ekonomik değer yaratılabilir.
  • Mevcut durumda bu potansiyel atıl durumdadır. 

4.6. Karbon Ayak İzi

 

  • Düzenli depolamaya giden 90.000 ton atık → ≈ 45.000 ton CO₂ eşdeğeri/yıl.
  • Biyogaz ve geri dönüşüm yatırımlarıyla bu emisyon %35 azaltılabilir.
  • Bu, ≈ 15.000 aracın yıllık karbon salımına denk bir azaltım anlamına gelir. 

5. Tartışma

 5.1. Dulkadiroğlu’nun Atık Yönetiminde Güçlü Yönleri

 

  • Yüksek Organik Atık Potansiyeli: İlçede atık kompozisyonunun %50’sinden fazlası organik niteliktedir. Bu durum biyogaz ve kompost yatırımları için güçlü bir zemin oluşturmaktadır.
  • Tarımsal ve Kırsal Yapı: İlçede kırsal mahallelerde hayvancılık ve tarımsal üretim yaygındır. İsviçre modeliyle uyumlu olarak kooperatif tabanlı biyogaz tesisleri kurulabilir.
  • Turizm Potansiyeli: Yedikuyular Kayak Merkezi ve tarihi merkezler, turizm kaynaklı farkındalık kampanyaları için önemli bir avantajdır.
  • Yerel Farkındalık: Kahramanmaraş genelinde Sıfır Atık uygulamaları başlamış olması, Dulkadiroğlu için kurumsal bir temel sağlar. 

5.2. Zayıf Yönler

 

  • Düşük Geri Dönüşüm Oranı: İlçede geri dönüşüm oranı %10’un altındadır; Avrupa ortalamasının (%45) oldukça gerisindedir.
  • Altyapı Eksikliği: Ayrıştırma tesisi, biyogaz veya kompost tesisi bulunmamaktadır.
  • Finansman Sınırlılıkları: Belediye bütçesi büyük projeleri tek başına finanse edememektedir.
  • Toplumsal Katılım Eksikliği: Halkın önemli bir kısmı ayrıştırmaya katılmamaktadır.
  • Yasal Uygulama Zayıflığı: Plastik poşet yasağı veya atık torbası uygulaması bulunmamaktadır. 

5.3. Uluslararası Kıyaslama 

Tablo 4. Uluslararası Modeller ile Dulkadiroğlu’nun Karşılaştırılması

Kriter

Dulkadiroğlu

İtalya (Toskana)

İsviçre (Bern–Zürih)

İspanya (Bask)

Ürdün (Amman)

Ruanda (Kigali)

Geri dönüşüm oranı

%10

%50

%55

%45

%15

%30

Organik geri kazanım

%2

%20

%25

%22

%10

%15

Biyogaz uygulaması

Yok

Orta

Yüksek

Orta

Düşük

Orta

Plastik yasağı

Yok

Sınırlı

Yok

Yok

Yok

Var

Toplumsal katılım

Düşük

Orta

Yüksek

Orta-Yüksek

Orta

Yüksek

 

Analiz:

  • İtalya modeli, tarihi merkezlerde estetik ve kültürel uyumu korumak için uygundur.
  • İsviçre modeli, kırsal mahallelerde biyogaz kooperatifleriyle doğrudan uygulanabilir.
  • İspanya modeli, sanayi siteleri ve ticaret bölgeleri için eko-adalar ve endüstriyel atık yönetimiyle uyumludur.
  • Ürdün modeli, düşük maliyetli kompostlama ile kırsal bölgelerde pilot projeler için uygun olabilir.
  • Ruanda modeli, plastik yasağı ve kooperatif temelli halk katılımı için örnek teşkil etmektedir. 

5.4. Dulkadiroğlu için Uygulanabilir Modeller

 

  • Merkez Mahalleler (Kentsel Zon): İtalya (Toskana) modeli → Yer altı konteyner, restoran atıklarının kompostlanması.
  • Kırsal Alanlar: İsviçre modeli → Biyogaz kooperatifleri, ücretli çöp torbalarıyla ayrıştırma.
  • Sanayi Bölgeleri: İspanya (Bask) modeli → Mahalle bazlı eko-adalar, sanayi için özel program.
  • Turizm Alanı (Yedikuyular): İtalya + Ürdün modeli → Mobil toplama istasyonları, sezonluk kompostlama üniteleri.
  • Toplumsal Katılım: Ruanda modeli → Plastik yasağı, kadın ve genç kooperatifleri.

 

5.5. SWOT Analizi 

Tablo 5. Dulkadiroğlu Atık Yönetimi için SWOT Analizi

Güçlü Yönler

Zayıf Yönler

Organik atık potansiyeli yüksek

Geri dönüşüm oranı düşük

Tarımsal ve kırsal altyapı

Altyapı ve tesis eksikliği

Turizm bölgeleri farkındalık için fırsat

Halkın ayrıştırma alışkanlığı zayıf

Fırsatlar

Tehditler

AB fonları ve Dünya Bankası destekleri

Yetersiz finansman

Uluslararası iyi uygulama örnekleri

İklim değişikliği riskleri

Genç nüfus → kooperatif potansiyeli

Yasal yaptırım eksikliği

 

5.6. Genel Değerlendirme 

Dulkadiroğlu’nun mevcut durumu ile uluslararası örnekler karşılaştırıldığında, ilçenin hibrit bir model geliştirmesi gerektiği açıktır. Tek başına bir ülke modelinin uygulanması yerine, her zon için farklı örneklerden uyarlama yapılmalıdır:

  • Tarihi merkez → İtalya modeli
  • Kırsal mahalleler → İsviçre modeli
  • Sanayi siteleri → İspanya modeli
  • Turizm → İtalya & Ürdün modeli
  • Sosyal katılım → Ruanda modeli 

Bu hibrit yaklaşım, hem teknik verimlilik hem de toplumsal kabul açısından en uygun çözümdür. 

6. Sonuç ve Öneriler 

6.1. Genel Sonuçlar 

Bu çalışmanın bulguları göstermektedir ki:

  • Dulkadiroğlu ilçesinde yıllık 90.000 ton atık üretilmektedir.
  • Atıkların %50’si organik nitelikte olup, biyogaz ve kompost için ciddi bir potansiyel barındırmaktadır.
  • Ambalaj atıkları toplamın %25’ini oluşturmaktadır ve ekonomik açıdan önemli bir geri dönüşüm değeri vardır.
  • Mevcut geri dönüşüm oranı %10’un altındadır; bu, Avrupa ortalamalarının oldukça gerisindedir.
  • Uluslararası modeller incelendiğinde, ilçeye tek başına bir sistemin değil, hibrit bir entegre atık yönetimi modelinin uygun olduğu sonucuna varılmıştır. 

6.2. Teknik Öneriler

 

Ø  Biyogaz Tesisleri:

·         Kırsal mahallelerden toplanacak 45.000 ton/yıl organik atık, yıllık ≈ 18 milyon kWh enerji üretim potansiyeline sahiptir.

·         Bu enerji ≈ 6.000 hanenin elektrik ihtiyacına eşdeğer olup, hem çevresel hem ekonomik katkı sağlayacaktır.

 

Ø  Kompost Tesisleri:

·         Tarımsal atıklar ve pazar yerlerinden çıkan organik atıklar için düşük maliyetli kompost tesisleri kurulmalıdır.

·         Yıllık ≈ 13.500 ton kompost üretilebilir, bu da tarımda kimyasal gübre kullanımını azaltır.

 

Ø  Yer Altı Konteyner Sistemleri:

·         Tarihi merkezlerde estetik kaygılar ön planda olduğundan İtalya modeline benzer yer altı konteyner sistemleri kurulmalıdır.

 

Ø  Mobil Atık İstasyonları:

·         Yedikuyular Kayak Merkezi gibi turizm alanlarında mevsimsel yoğunluğa uygun mobil toplama ve ayrıştırma üniteleri kullanılmalıdır.

 

Ø  Sanayi Bölgelerinde Eko-Adalar:

·         Küçük sanayi siteleri için mahalle bazlı “eko-adalar” oluşturulmalı; ambalaj, metal ve tehlikeli atıklar ayrı toplanmalıdır. 

6.3. Sosyo-Kültürel Öneriler

 

Ø  Plastik Poşet Yasağı:

·         Ruanda örneğinde olduğu gibi, Dulkadiroğlu’nda da plastik poşet yasağı getirilmeli, yerine biyobozunur torbalar kullanılmalıdır.

 

Ø  Atık Akademisi (Okul Programı):

·         İlköğretimden liseye kadar tüm okullarda “Atık Akademisi” programı başlatılmalı; çocuklara ayrıştırma alışkanlığı kazandırılmalıdır.

 

Ø  Kadın ve Genç Kooperatifleri:

·         Ruanda örneğiyle uyumlu şekilde kadın ve gençlerin oluşturacağı kooperatifler, atık toplama ve ayrıştırmada aktif rol almalıdır.

 

Ø  Halk Katılımı ve Teşvikler:

·         Atık ayrıştırmaya katılan hanelere belediye tarafından elektrik, su veya vergi indirimleri sağlanmalıdır. 

6.4. Yönetsel Öneriler

 

Ø  Dulkadiroğlu Atık Yönetim Koordinasyon Merkezi:

·         İlçe belediyesi, büyükşehir belediyesi, üniversite, özel sektör ve STK’ların yer aldığı bir koordinasyon merkezi kurulmalıdır.

 

Ø  Üretici Sorumluluğu:

·         Market zincirleri ve büyük üreticiler ambalaj atıklarının geri dönüşümünde sorumlu tutulmalıdır.

 

Ø  Fon ve Finansman:

·         AB’nin “Horizon Europe” ve “IPA Çevre Fonu”, Dünya Bankası çevre kredileri ve TÜBİTAK projeleri aracılığıyla finansman sağlanmalıdır.

 

Ø  Yasal Düzenlemeler:

·         İlçede atık yönetimini destekleyecek yönerge ve yerel yönetmelikler çıkarılmalıdır. 

6.5. Yol Haritası 

Kısa Vadeli (1–2 yıl):

  • Pilot mahallelerde ambalaj ayrıştırma.
  • Plastik poşet yasağının yürürlüğe girmesi.
  • Okullarda Atık Akademisi programının başlatılması. 

Orta Vadeli (3–5 yıl):

  • 1 biyogaz tesisi kurulması.
  • Pazar yerlerinde kompost tesisleri.
  • Sanayi sitelerinde eko-adaların hayata geçirilmesi.
  • Yer altı konteyner sistemlerinin pilot uygulamaları. 

Uzun Vadeli (5–10 yıl):

  • İlçenin tamamında %55 geri dönüşüm oranına ulaşılması.
  • Karbon nötr belediye filosunun oluşturulması (elektrikli çöp araçları).
  • Halkın %80’inin ayrıştırmaya aktif katılımı. 

6.6. Beklenen Sonuçlar

  • Çevresel: Sera gazı emisyonlarında yıllık 15.000 ton CO₂ eşdeğerinde azalma.
  • Ekonomik: Yıllık ≈ 65 milyon TL değerinde geri kazanım.
  • Sosyal: Kadın ve genç istihdamının artması; toplumsal farkındalığın yükselmesi.
  • Yönetsel: İlçe belediyesi ile büyükşehir ve bakanlık arasında daha güçlü koordinasyon.

7. Kaynakça

 

Ø  UNEP (2021). Global Waste Management Outlook 2. United Nations Environment Programme, Nairobi.

Ø  EEA (2022). Municipal Waste Management in Europe. European Environment Agency, Luxembourg.

Ø  OECD (2022). Municipal Waste Indicators and Circular Economy Trends. Paris: OECD Publishing.

Ø  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) (2023). Türkiye Sıfır Atık Raporu. Ankara.

Ø  TÜİK (2022). Belediye Atık İstatistikleri. Türkiye İstatistik Kurumu, Ankara.

Ø  Kaya, A., & Çelik, H. (2019). Türkiye’de belediye atık yönetiminde mevcut sorunlar ve çözüm önerileri. Çevre Bilimleri Dergisi, 7(2), 45–63.

Ø  Bulkeley, H., & Gregson, N. (2009). Crossing the threshold: Municipal waste policy and household practice. Environment and Planning A, 41(4), 929–945.

Ø  Wilson, D.C., Velis, C., & Cheeseman, C. (2021). Role of informal sector recycling in waste management. Habitat International, 53, 22–32.

Ø  Kang, J., & Lee, S. (2021). RFID-based waste charging system: A case study from South Korea. Waste Management & Research, 39(7), 989–1003.

Ø  Shibata, H., Hashimoto, S., & Matsumoto, S. (2019). Waste separation practices in Japan: Lessons for developing countries. Journal of Material Cycles and Waste Management, 21(2), 321–333.

Ø  Magrini, A., & Fagnani, F. (2018). Waste management in historical cities: The Italian case. Waste Management, 74, 1–12.

Ø  Zurbrügg, C., Gfrerer, M., Ashadi, H., & Ali, M. (2019). Options for waste-to-energy in rural areas: Lessons from Switzerland. Renewable Energy, 138, 1000–1008.

Ø  Lopez, R., & Garcia, F. (2020). The eco-island approach in Spain’s Basque Country: Localized waste management strategies. Journal of Environmental Planning and Management, 63(8), 1374–1391.

Ø  Al-Hinti, I., & Abu-Qudais, M. (2017). Municipal solid waste management challenges in Jordan: Towards sustainable practices. Waste Management, 61, 152–162.

Ø  Njeru, J. (2018). The impact of plastic bans in Africa: Case of Rwanda. Resources, Conservation and Recycling, 133, 188–195.

Ø  World Bank (2020). What a Waste 2.0: A Global Snapshot of Solid Waste Management to 2050. Washington DC.

Ø  IPCC (2019). 2006 IPCC Guidelines for National Greenhouse Gas Inventories – Waste Sector. Intergovernmental Panel on Climate Change.

24 Ağustos 2025 Pazar

ATIĞIN TOPOĞRAFYASI: KENTLERİN GÖRÜNMEYEN HARİTASI

Kentler, atıkların şekline göre yeniden çizilir.

Sabahattin TURAN

Her harita, aslında bir seçicilik eylemidir. Kartografya, görünür kılmak istediğini çizer, gizlemek istediğini boş bırakır. Resmî şehir haritaları yolları, meydanları, ibadethaneleri ve kamu binalarını işaretler. Ama neredeyse hiçbirinde atık depolama alanlarının, transfer merkezlerinin ya da kaçak döküm noktalarının izi yoktur. 

Oysa atık da bir mekândır; atık sahaları bir kentin arterleri kadar belirleyici, hatta kimliğini dönüştürücü alanlardır. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojileri kullanıldığında, bu görünmez alanların haritası çıkar. Ve işte o harita, kentin vitrinden sakladığı yüzünü açığa vurur. Kent, atıkların dağılımına göre yeniden çizilir; atık topoğrafyası, şehrin kara aynasıdır.



Bir atık sahasına bakıldığında görülen yalnızca yığılmış atıklardır. Fakat bu yığının içi, aslında kentin bir zamansal arşividir. Her katman, bir dönemin tüketim alışkanlıklarını, ekonomik tercihlerini, hatta kültürel yönelimlerini saklar. 

Antik arkeologların çömlek parçaları üzerinden toplumları okumasına benzer şekilde, modern arkeologlar bir gün plastik poşetlerin, alüminyum kutuların, elektronik atıkların izinden 21. yüzyıl kentlerinin tarihini yazacaklardır. Çünkü atık, bugünün gizli tarih kitabıdır. 

Atığın en sessiz anlatıcısı ise *leachate (sızıntı suyu)’dur. Kjeldsen ve arkadaşlarının (2002) ortaya koyduğu gibi, bu sıvı ağır metaller, toksik organikler ve uzun ömürlü kimyasallarla doludur. Ama aynı zamanda kentin hafızasının yeraltına sızmış kara mürekkebidir. Bir tür *jeolojik inkâr belgesi’dir; toplumun görmek istemediğini toprağa gömmesi ve yeraltına yazdırması. 

Atık, bir şehrin sınıfsal yapısını çıplak biçimde gösterir. Wilson, Velis ve Cheeseman (2012) bunu netleştirir: yüksek gelir gruplarının atıklarında paketlenmiş gıdalar, tek kullanımlık ürünler ve ambalaj yoğunluğu fazlayken; düşük gelir gruplarının atıklarında organik atıklar, yeniden kullanılan malzemeler, tamir edilmiş nesneler öne çıkar. 

Bir kentin farklı bölgelerinden alınan atık numuneleri, sosyolojik bir anketten daha fazla şey anlatır.

Ø  Zengin semtlerin atıklarında tüketim fazlalığı okunur.

Ø  Yoksul semtlerin atıklarında ise kıt kanaat bir hayatta kalma ekonomisi saklıdır.

Ø  Göçmen bölgelerinin atıklarında, mutfak kültürlerini işaret eden farklı dillerde etiketler bulunur. 

Atık haritası böylece yalnızca kirliliği değil, sınıfsal eşitsizlikleri ve kültürel çoğulluğu da görünür kılar. 

Her kent, atıklarını belli alanlara sürer. Bu alanlar hiçbir zaman rastgele seçilmez. Bullard’ın (1990) “çevresel adalet” literatüründe belirttiği gibi, atıkların yükü çoğunlukla düşük gelirli, marjinalize edilmiş toplulukların omuzlarına bırakılır. Atık sahaları, kentin periferisinde, çoğu zaman siyasal açıdan güçsüz bölgelerde kurulur. 

Michel Foucault’nun mekân-iktidar ilişkisini hatırlarsak: atık sahaları, aslında kimin yükü taşıyacağını belirleyen iktidar topografyasıdır. Kentin merkezindeki temiz sokakların ardında, periferide sessizce işleyen bir atık kolonisi vardır. Bu yüzden atık topoğrafyası, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda siyasal bir haritadır. 

Jean Baudrillard (1970), modern toplumun artık-nesnelerle tanımlandığını söyler. Atık, bu artık-nesnelerin sessiz birleşimidir. Kent, kendisini modern, steril ve sürdürülebilir göstermek ister; ama atık, bu imajı bozan gerçeği ifşa eder. 

Heidegger’in “Varlık unutulmuştur” sözü burada yankılanır: Modern kent, varlığını tüketimle kurar, tükettiğini ise gömerek unutur. Atık sahaları, bu unutmanın mekânlarıdır. Ama aynı zamanda geleceğin arkeologlarına bırakılmış bir kara kutudur. Atık, unutulmak istenenin unutulmaz tanığıdır.


 

Ø  Roma: Cloaca Maxima kanalizasyonu, yalnızca mühendislik harikası değil, Roma’nın toplumsal düzeninin sürdürülebilirliğini sağlayan bir atık haritasıydı.

Ø  Osmanlı: İstanbul’da “gece çöpçüleri” sabaha karşı sokakları süpürür, atıkların kokusu kentin hafızasına karışmadan kaybolurdu.

Ø  Paris: 19. yüzyılda kanalizasyon sistemi, edebiyata dahi konu oldu; Victor Hugo’nun Sefiller’inde şehrin kanalizasyonu, toplumun bastırılmış yüzünün sembolüydü (Gandy, 1999).

Ø  Bugün: Tokyo’nun atık yakma tesisleri, Kopenhag’ın atık santrali üzerine inşa edilmiş kayak pisti… Atık, artık kentsel estetiğin bile parçası yapılmaya çalışılıyor. 

Bu örnekler, atığın yalnızca “fazlalık” değil, aynı zamanda kentsel kimlik inşasının görünmez bir unsuru olduğunu gösterir. 

Atık, insan varlığının metafiziğinde “fazlalık” olarak belirir. Georges Bataille’nin “Genel Ekonomi” anlayışında ifade ettiği gibi, her sistem artıklarıyla tanımlanır; fazla enerji ya savaşta ya da tüketimde harcanır. Atık, modern toplumun bu fazla enerjisinin katılaşmış hâlidir. 

Dolayısıyla atık topoğrafyası, yalnızca kentlerin değil, insan varoluşunun da haritasıdır:

Ø  Birey için atık, unutmak istediği geçmişin somut izi.

Ø  Toplum için atık, fazlalığın ve israfın tanıklığı.

Ø  Doğa için atık, ekolojik dengeyi tehdit eden yabancı bir beden. 

“Atık topoğrafyası” kavramı hem mühendislik haritası hem de felsefi bir sorgudur. Teknik olarak atık sahalarının, sızıntı sularının ve atık dağılımının incelenmesi gerekir; ama bunun ötesinde, atık haritası bize kentin sosyal eşitsizliklerini, kültürel alışkanlıklarını ve iktidar ilişkilerini gösterir. 

Bir kenti anlamak için müzelerine bakmak yetmez. Atıklarına bakmak gerekir. Çünkü kentler, atıklarının şekline göre yeniden çizilir. 

Bu yeni haritada, bizden gizlenen her şey, bir gün yüzeye çıkacak kara mürekkep gibi yeniden okunacaktır. 

Kaynakça

Ø  Baudrillard, J. (1970). La société de consommation. Paris: Gallimard.

Ø  Bullard, R. D. (1990). Dumping in Dixie: Race, Class, and Environmental Quality. Boulder: Westview Press.

Ø  Gandy, M. (1999). “The Paris Sewers and the Rationalization of Urban Space.” Transactions of the Institute of British Geographers, 24(1), 23–44.

Ø  Kjeldsen, P., Barlaz, M. A., Rooker, A. P., Baun, A., Ledin, A., & Christensen, T. H. (2002). “Present and Long-Term Composition of MSW Landfill Leachate: A Review.” Critical Reviews in Environmental Science and Technology, 32(4), 297–336.

Ø  Tchobanoglous, G., Theisen, H., & Vigil, S. (2014). Integrated Solid Waste Management. McGraw-Hill.

Ø  Wilson, D. C., Velis, C., & Cheeseman, C. (2012). “Role of Informal Sector Recycling in Waste Management in Developing Countries.” Habitat International, 30(4), 797–808.

Ø  Yedla, S., & Parikh, J. (2002). “Development of a Purpose-Built Landfill System with Biogas Recovery for Developing Countries.” Waste Management, 22(5), 501–506.

Ø  Bataille, G. (1988). The Accursed Share. New York: Zone Books.

MEMENTO MORİ “ÖLECEĞİNİ HATIRLA”

  Sosyolojik Bir Deneme Sabahattin TURAN   Toplumların kendilerini nasıl kurduklarını anlamanın ince yollarından biri, onların ölümle ku...