Sabahattin TURAN
Geri dönüşüm, bugün
hepimizin bildiğini sandığı ama aslında çoğu zaman yanlış anladığı bir kavram.
Plastik, cam ya da kâğıt bir ambalajı geri dönüşüm kutusuna attığımızda,
görevimizi tamamladığımızı düşünüyoruz. Oysa iş tam da burada başlıyor. Çünkü
her ambalaj geri dönüşmez. Özellikle de kirli ise.
Bir yoğurt kabının içinde kalan son kaşık, bir karton bardağa sinmiş kahve, yağlı bir pizzanın kutusu… Bunlar küçük ayrıntılar gibi görünür. Ama geri dönüşüm dünyasında bu “küçük” şeyler büyük sorunlara yol açar. Kirlenen ambalajlar, geri dönüşüm tesislerinde ya çok zor işlenir ya da hiç işlenemez. Sonuçta, geri dönüştürüleceğini sandığımız birçok ambalaj çöpe gider.
İşin ilginç yanı şu: Geri
dönüşümün başarısı genellikle ne kadar atık toplandığıyla ölçülür. Oysa asıl
önemli olan, toplanan atıkların ne kadarının gerçekten yeniden
kullanılabildiğidir. Kirlenme oranı yükseldikçe, geri kazanım oranı sessizce
düşer. Yani sayı çok, fayda az olur.
Kirli ambalajlar yalnızca
sistemi yavaşlatmaz; aynı zamanda çevreye ek yük bindirir. Daha fazla suyla
yıkanmaları gerekir, daha fazla enerji harcanır, daha çok işlem yapılır. Ve
bütün bu çabaya rağmen, çoğu zaman sonuç değişmez: atık bertaraf edilir. Bu da
geri dönüşümün, beklenen çevresel faydayı üretmesini zorlaştırır.
Aslında mesele teknik
değil, büyük ölçüde alışkanlıklarla ilgilidir. Ambalaj atıklarını hâlâ “çöp”
gibi görmek, onları olduğu gibi kutuya atmak, sistemin en zayıf halkasıdır.
Oysa geri dönüşüm, küçük bir ön temizlikle çok daha etkili hâle gelebilir. Bir
kabı durulamak, bir şişeyi boşaltmak, kartonları kuru bırakmak… Bunlar büyük
çaba gerektirmez; ama büyük fark yaratır.
Ne yazık ki bu konu
yeterince konuşulmuyor. Geri dönüşüm kampanyaları, “ayır” demeyi seviyor; ama
“temizle” demeyi pek hatırlamıyor. Oysa kirli ambalaj, iyi niyetli de olsa geri
dönüşümün dışında kalıyor.
Belki de geri dönüşümü
yeniden tanımlamamız gerekiyor. Daha fazla atık toplamak değil, daha doğru atık
toplamak. Daha büyük kutular değil, daha bilinçli davranışlar. Çünkü gerçek
geri dönüşüm, sadece kutuda değil; mutfakta başlıyor.

